3 Haziran 2011 Cuma

vapur iskelesinde...

- eğer ev tutacaksan ,
suyu içinde olsun
ev sahibi dışında ,
zehir eder insana lokmasını...
sokakta kalmak istersen
kız da yüzüne karşı çek kapıyı
şimdiden hazırdır kiracılar...
- yığın yığın insan taşısın
trenler , boğaziçi vapurları
biz bu pazarı da öldürelim
vapur iskelesinde...
farkında değiliz mevsimin ,
ne yazlık gömlek var arkamızda ,
ne modaya uygun bir ceket ;
papuçlar kıştan kalma ,
üstümüzdekiler geçen yazdan .
- açık kalmasın da sırtımız
giyinmek bizim için değil...
bütün zorumuz boğazdan ,
hasretiz bol sirkeli salataya
henüz girmedi mutfağımızdan içeri
ayşekadın...
dilimiz bağlı geçiyoruz
manavların önünden ,
ne karpuzun turfandası bizim ,
ne üzümün .
- hadi senin başında çoluk çocuk ,
ben kimin için katlanıyorum
basık evlerin küf kokusuna
ve pisliğine bekar odalarının ?

bütün kış ,
sabah uykusunun
ve bir bardak ıhlamurun hasreti çekilir .
bizim gayretimiz getirir de yazı
tadını başkaları çıkarır...
kimin için bırakmışız sıcak yatağı
fabrika düdüklerinden önce ,
bu kör boğaz için mi bütün çilemiz !
- işte ada vapuru kalkıyor ,
dolaş candan bir tanıdık bulabilir misin
dert yanacak ,
çımacıdan , ateşçiden gayrı...
bakır yüzlü kadınların arasında
bizim cibali kızlarını göremezsin .
rastlayamazsın ,
unkapanı köprüsü'nde karşılaştığın ,
göz kapaklarındaki uykuyu ,
avuçlarıyla dağıtan işçilere...
ve sigaranı destursuz yaktığın
defterdarlı arkadaşlara...


''rıfat ılgaz''
''bütün şiirleri'' adlı kitaptan


Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...