7 Temmuz 2011 Perşembe

diyarbakır'da...

diyarbakır’ın tozlu dağ yollarından bakıyorum
ve nazlı ceylanın yüreğini söken ;
dağ kedisini insafa getiren bir bakış
bir damla insaf sızıyor yüreğimin kılcalına
bir gözyaşı düşüyor yanaklarımdan
uzanıyor dilime
dur diyor savaş makinesi
dur senden de korkunçtur bu dağ
zordur hasretlik ana kuzusuna
zordur ölümün soğuk yüzü

ve bu dağların yetiştirdiği son yiğit sen değilsin ;
sen değilsin gözümün nuru
bu dağ yüzyıllardır analık etti bize
şimdi zehrini kusuyor bu dağa engerek
bu zulüm bu vahşet ata mirası değil
gel vazgeç bu sevdadan
gel vazgeç toy kartalım
sen ölüm makinesi
sen yüğereğindeki sevdasını yalnız bırakan genç


''beta''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...