30 Haziran 2013 Pazar

unutulmayan...

durmadan taşırdım yanımda üç şeyi
iri çakıl tanelerini , çatlamış bir narı
bir öpüşün bıraktığı harlı lekeyi
ipekten
çalınmış
umutlarla taşırdım
ah sevgilim derdim , ölüm
ne kadar çoktu yaşadığımızda

bize hep beyaz mendil 
sallayan
ölüm ki ,
iki kapısında 
haki bir yalnızlık
dikilirdi

ve
hatırlatırdı
bize , güz kuşlarının
uçup gittiği denizleri

bense , yulaf kokan 
dağlı ellerinde 
doloşmak gibi kolaydır
sanırdım yaşamak ve sana kansız 
gökyüzü
getirirdim 
getirebilsem ah ,
avlusunda çocukların 
korkmadan oynadığı
lalelerle 
donanmış simli bir gökyüzü

bir öpüşün bıraktığı harlı lekeyi
çatlamış bir narı , unutmadan .

''behçet aysan''
''düello'' adlı kitaptan

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...