9 Haziran 2010 Çarşamba

le couperet (2005)...


içinde bulunduğumuz çalkantılı kriz döneminde sanırım izlenmesi gereken en güzel filmlerden biri de budur . kapitalist sistemin en büyük kozlarından biri olan işsizlik konusunun işlendiği film ; sistemin tüm kaotik ve yıkıcı yanını gözler önüne seriyor . yıpranan ilişkiler , ödenmesi gereken borçlar , yanıtsız kalan iş başvuruları ile birlikte gelen psikolojik çöküntü ile aile içindeki dengenin bozulması ve sistemin insan hayatını umursamazlığı ; hem gerilim içinde hem de bazen izleyicinin tebessüm etmesini sağlayan bir kurguyla oldukça başarılı bir şekilde sinema sahnesine uyarlanmış . işte bahsedilen tüm bu unsurların bruno üzerindeki etkisi de oldukça sıkıntılı bir dönem geçirmesine neden oluyor filmde . bir yandan iş aramak zorundadır ; bir yandan da bozulan ilişkilerini tekrar eski düzenine sokmak isteğindedir . ama filmin de ana konusunu oluşturan bir diğer sorunla da karşı karşıyadır . sanırım onu da filmi izlerken siz keşfedersiniz . kapitalist sistemin insan hayatını ne derece tahdit ettiğinin ve kişilerin tek tek iş bularak bu tehditten kurtulamayacağını ve bu sistemin kökten yokedilmesi gerektiğini çok iyi bir dille izleyiciye sunan bu güzel yapıtı mutlaka izleyin diyorum .


sunu : proleter balık




Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...