11 Temmuz 2010 Pazar

gıda krizi , marie antoinette ve çikolatasız pasta...

dahası kuşlar perişan . zavallı yaratıklar neredeyse ölmek üzereler . binbir umutla o tarladan ötekine . gün boyu durup dinlenmeden kanat çırpıyor , ahlatların dalına konup ; bazen umutla bakıyor bazen de kupkuru bir sesle mecâlsiz ötüşüyorlar ama tadımlık da olsa insanların elinden ufacık bir arpa tanesi kapamıyorlar . bu yüzden kursaklarında gökyüzünden başka bir şey yok . bulursa börtü böcek yiyiyorlar belki , bulamazlarsa kursaklarında çalkanalıp duran gökyüzüyle ahlat gölgesinde uyuyan sidiğe belenmiş bebeklerin yanına patır patır dökülüyorlar . bazıları daha düşerken ölüyor tabi . bazıları da irkilerek uyanan bebeklerin terli bakışları altında kanat çırpıp debelendikten sonra , ya ansızın hareketsiz kalıyor ya da kendilerini eksik uçuşlarla arpaların arasına atıp kayboluyorlar .
bebekler bakakalıyor kuşlar gibi...


''hasan ali topbaş''

insanlar açlıktan ve çaresi bilinen tüm hastalıklardan ölüyor . kuşlar da... özellikle de çocuklar açlığın ortasında doğuyorlar . çok değil , birkaç baharı üst üste göremeden ölüyorlar . uzakta değil , hemen yanıbaşımızda . korkmayın , balkondan baktığınızda görebileceğiniz kadar yakında değil . sayılarla dolu bir gazetede , belki bir yardım derneğinin televizyon programında , belki de içimizde... eh , pek de yakın sayılmaz .

burjuva enternasyonalleri... bm , imf , db , ab , unesco , unicef... açlığa yardım sadıkları... ölüm haberleri , acil önlemler . açlık ve yoksulluk sınırları . sınırlar , sayılarla aşılır . istatistik... tablolar... yüzdelik pasta dilimleri . sayılar ve soyutlamalar . rakamlara doymuş yazıların açlığı... açlık sayılamaz . sadece sayılarla kanıksanır . ölümse çoktan kanıksanmıştır .

yakın zaman önce ortadoğu ve uzak asya'da yaşanan ayaklanmalar kapitalizmin yıllardır ''ilerleme , büyüme , kalkınma'' gibi kavramlarla unutturmaya çalıştığı açlığı , yoksulluğu ve buna bağlı olarak , kitlesel yıkımı tekrar ortaya çıkardı . milyonlarca insanın günde 1 dolar'ın altında çalıştığı bölgede , temel besin fiyatlarının aşırı artışı sokak çatışmaları ve grevleri uzun bir süre sonra bir kez daha gündeme getirdi . sermayenin uluslararası örgütlerinin , geç kalınması halinde ayaklanmaların bölgenin tamamına yayılacağı yönündeki açıklamaları , yönetenleri ''yardım'' musluklarını açmaya zorladı . bunun üzerine milyonlarca dolar yardım , bölge ülkelerine doğru yola çıktı .

biz bu oyunu biliyoruz . yatağa mahkûm edilen ve ölümün kapısından içeri girmekte olan bir hastaya bir paket aspirin vermek gibi bir şey . varto depreminde yardım niyetine bölgeye yollanan süt tozuyla badana yapan kadınları unutmadık . isa öldükten sonra yıllarca manipülasyonun önemli aygıtlarından biri haline gelen bu yardımlar , yönetenleri , bu kez içine düştükleri krizden kolay kurtaramayacağa benziyor . yıllar önce iletişim araçlarının yaygın kullanımıyla beraber üzerinde epey uğraştıkları ve özellikle 90'lı yılların başından itibaren uygulamaya başladıkları manipülasyonla açlığın ve yoksulluğun artık tarihe karıştığı yalanını tüm dünyaya yaymaya çalışanlar , kralı çırılçıplak soymuş ve yoksulların önüne getirmişlerdir . kral çırılçıplak giyotine yürürken kraliçe marie antoinette az önce yediği pastanın çikolatasını dudaklarından silmenin telaşı içinde . ne yazık ki işçiler ekmekten sonra pasta da bulamamışlardır .

kralı , yalan haberlerle giydirmeye çalışan dünya basını , gıda örgütlerinin yoksullar adına yaptıkları yardımları açıklamak için birbirleriyle yarışırken , ironik biçimde , dünyanın dolar milyarderlerinin artışı üzerine olan haberi de bu dönemde yayınlandı . hindistan , singapur başta olmak üzere rusya gibi ülkelerde dolar milyonerlerinin sayısında çift haneli artışlardan bahsediliyor . özellikle son yıllarda solun kalesi olarak gösterilen ve yoksulluğun ortadan kalkmak üzere olduğu iddia edilen , hattâ sosyalizmin yakın olduğu yalanını uçurtmaların kanadına takıp tüm dünyada gezdiren liberaller , latin amerika'da özellikle de brezilya'da dolar milyarderlerinin artışı karşısında bahar uykusuna yatmışlardır . anlaşılan o ki açlığın ve yoksulluğun gerçek nedenini çok uzaklarda aramak yersiz . açlık ve dolar milyarderleri artar...

aylardır kapitalizmin damarlarında gezinen malî krizin önemli sonuçlarından biri olarak karşımıza çıkan gıda krizi , kısa vadede bölge ülkeleri etkilemiş olsa da bütün dünyayı etkileyecek ciddi bir ekonomik krizin önemli ipuçlarını ortaya çıkarmaktadır . bu durum kimse için sır değil . özellikle enerji maliyetlerinin aşırı artışı ve buna bağlı olarak enerji yollarının güvenliği ve denetimi gibi sorunlar , başta ortadoğu ve balkanlar olmak üzere dünyada bölgesel savaşların fitilini çoktan ateşledi . gıda krizini daha fazla derinleştirecek olan savaş hazırlıkları barutla beslenenleri harekete geçirmiş durumda .

silâhlanma ve ona ayrılan bütçeler ile birçok ülkenin gsyh'nı aşmış durumda . silâhlanma oranlarının bu aşırı artışı savaş fitilinin , sanıldığı kadar uzun olmadığını ortaya çıkartmıştır (elimdeki oranları saklı tutuyorum) . başta çin , abd ve rusya olmak üzere almanya ve rusya da silâhlanma yarışında üzerlerine düşen görevi önemli ölçüde yerine getiriyorlar . yani anlayacağınız şu ki , savaş tamtamları petrol şirketlerinin ve gıda tekellerinin web sitelerinden çıkıp ortadoğu ve balkanlarda çocukları uykularından uyandırmıştır .

işçiler ve yoksullar telgrafhanenin önünde uykularından uyanmışlardır...

sonra savaşlar... derken kuraklık alır başını gider . karbon emisyonları sanayi devrimi öncesi değerlerinin iki katına yaklaşır . küre hızla ısınır . buzullar , nuh'un gemisi yapılmadan erimeye başlar . tarım arazileri gıda üretimi özelliğini yitirir . yitirmeyenlerse büyük petrol şirketlerinin küresel ısınmaya karşı geliştirdikleri biyoyakıt için kullanılır . amazonlar ve malezya ormanları kyoto şartlarına bağlı olarak altenatif enerji için ortadan kaldırılır . toprak kirlenip canlı türleri yok olurken , doğanın genel dengesi kapitalizmin kâr eğrileri altında sarsılır . sarsıntı , küresel ısınmaya bağlı kuraklığı ve aşırı sıcaklığı , insanları tehdit edecek boyutlara ulaştırır . gıda krizi , dünya krizi haline gelir . derken ilginçtir , küresel ısınmaya bağlı olarak değişen iklim rejimleri ingiltere gibi ülkelerde zeytin üretimini kolaylaştırır . fakat birçok ülkede yaygın gıda maddelerinin üretimi ortadan kalkma tehlikesiyle yüz yüze gelmiştir . mesela kahve . kahve tükenirse insanlar ne yapar bilinmez ama , alman ordusunun buna bir çare bulması gerekir . çünkü alman ordusunun ikinci dünya savaşını kahvesizlik nedeniyle kaybettiği söylenir . kim bilir , alman ordusu bugün bir yandan silâhlanırken bir yandan da kahve stoğu yapıyordur . üretimi biteceği bir başka ürünse çikolata . çikolata oldukça önemli . gıda tekelleri tedirgin . ama daha da önemlisi krallar ve kraliçeler çikolatalı pastadan nasıl vazgeçecekler bilemiyorum .

sonuç olarak dünya coğrafyasında ekmek ayaklanmaları sürecek . yalnız tarihin ''giyotinden kurtulmuş'' sayfaları soluk almayı becerebilmiş ve işçilerin karşısına ''ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler'' diyen bir kraliçemiz henüz ortada yok . ama eğer böyle bir cümlenin peşine takılabilecek bir kraliçe varsa , küresel ısınma nedeniyle üretilemeyecek olan çikolatayı düşünüp lütfen cümleyi şöyle değiştirsin :

''ekmek bulamıyorlarsa çikolatasız pasta yesinler''


''crispos japon balığı''

Hiç yorum yok:

yasal uyarı

sitemizden indirmiş olduğunuz dosyalar her sanatçının kendi isimleriyle tescil edilmiş eserlerinin cd ve kaset kopyalarıdır... bu dosyalar size tanıtım amaçlı sunulmaktadır . müzik dosyalarını bilgisayarınızda 24 saatten fazla tutmanız t.c. yasalarına göre suç sayılmaktadır. bu tür bir yasal işlemde www.sisedekibaliklar.blogspot.com ve sitemizde reklamı ya da banner'ı bulunan diğer siteler bu duyurunun yayınlanmasını takiben sorumluluk kabul etmeyecektir.

iletişim

paylaşmak istediğiniz konular ve yazılar için mail adresimiz...

sisedekibaliklar@windowslive.com