''karanlık ışık balığı'' etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
''karanlık ışık balığı'' etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2009 Perşembe

insanca yaşamak...

bugünlerde yasal olan her şey , kapitalist sisteme ayak uydurmak demek . yaşam hakkını , eğitim hakkını , kişisel hakların hepsini kullanabilmem için bunlara ayak uydurmak zorunda kalıyor insan . bize yasa olarak yutturuyorlar bazı kapitalist çıkarcı kurallarını .
daha ne kadar dayanabiliriz ? bu ülkede kitap okumak , gazete okumak , düşünmek , sorgulamak , hakkını aramak , doğruyu söylemek , çıkar peşinde koşmamak , amerika gibi kapitalist ülkelerin şaklabanı olmamak , ırak'ta lübnan'da , afganistan'da ve diğer savaş ülkelerinde hiç suçu olmayan insanları ve tabiki çocukları düşünmek yasak ve yadırganır bir şey artık .
sosyalist bir ülkede devrimci insanlar onurla bitirilmesi gereken en ağır görevin ''hayat'' olduğunu bilirler . bu nedenle çıkar için onurunu ayaklar altına almaz . geçici mevkiler için yalakalık yapmaz , insanları aldatmazlar .
ve onlar , düşünmenin , hayatı sorgulamanın , hakkını aramanın insancıl bir görev olduğunu bildikleri için böyle bir yaşam uğruna uğraşırlar .
bir yerde duymuştum : ''kapitalizm , insanın insanı sömürmesidir''... sosyalizm ise bunun ortadan kaldırılmasıdır .


''karanlık ışık balığı''

14 Haziran 2009 Pazar

bir gün mutlaka...

attila ilhan'ın sisler bulvarı'ndan geçtim
hem de nâzım'ım gurbet gemisiyle
dolmabahçe'ye indim sonra
altıncı filo'yu gördüm altmışsekiz'in temmuzunda
nâzım'ım bir şiiri geldi aklıma
''delikanlım iyi bak yıldızlara
belki de bir daha onları göremezsin''
oysa deniz haykırmaktaydı sanki ,
bir cahit sıtkı tarancı şiirini :
''kapımı çalıp durma ölüm , açmam
ben ölecek adam değilim''
sonra tüm insanlar
istanbul'u dinledi gözleri kapalı
kuş ,gemi , deniz , insan ve ayak seleri...
gözler açıldığında ''devrim''asılmaktaydı darağacında
yine de haykırıyordu sunay akın
tüm aydınlar ve devrimciler için bir dizesinde ;
''ne zaman elektrik verilse
bedenimin tek bir hücresine
aydınlanıyor yurdumun lambasız tüm evleri'' diye .
birden diriliyordu devrim
her defasında olduğu gibi
hiçbir zaman ölmemecesine
can yücel ise küfrünü basıyordu
''dürzüler'' diye , faşist kan emicilere .
üstelik faili meçhul diye can vermekte
sivas , maraş , taksim
ve birçok aydın insan
elbette kimse yanmadan da
çıkaramayız karanlıkları aydınlığa

ve selenmekte ataol behramoğlu
''bir gün mutlaka''


''karanlık ışık balığı''

birleşin...

çıktı bir gün bir aydın sakalları arasında saklanmış ağzıyla konuştu işçilerle anlattı gerçeği dedi ben memnunum hâlimden ama üzüyor beni s...