''zargana'' etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
''zargana'' etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2009 Pazar

milena'ya mektuplar...

mektup yazmakta her zaman zorlanmışımdır . çünkü mektuplar benim için bir haberleşme aracından çok bir edebiyat koludur . değerini vermek gerekir . ama şunu biliyorum ki maktupları bir zorunluluk olarak yazmıyorsan , yani mektup yazmış olmak için mektup yazmıyorsan ve gerçekten söylemek istediğin şeyler varsa çok da zorlanmazsın aslında edebi bir mektup yazmakta...

karşındakine -belki bir sevgili ya da dost- söylemek istediklerini çoğu zaman söyleyemezsin mektuplarda . tutarsın duygularını . ama bu duygular yazılmamış olsalar da siner kokusu büsbütün mektuba . okurken , satır aralarında sıkışıp kalmış , yazılmamış , ama bir şekilde anlatılmış duyguları - cümlelerin arkasındaki gerçek duyguları- keşfe çıkmak büyük tad verir insana ...tıpkı çek yazar franz kafka'nın ''milena'ya mektuplar'' ında olduğu gibi .

kafka'nın almanca yazdığı eserleri , milena'nın çek diline çevirmesiyle başladı tanışmaları . kafka , ciğer hastalığından dolayı meran'da ; milena ise viyana'daydı 1920 yılında . birbirlerini görmeden mektuplaşmaya başlamışlar , dostça başlayan mektuplar kısa sürede tutkulu bir aşka dönüşmüştü . bu aşk ise yalnızca mektuplarda kaldı . çünkü üç yıl süren mektuplaşmalar süresince , sadece iki ya da üç defa görüşebildikleri anlaşılıyor mektuplardan . aslında iyi ki görüşmemişler diyorum . yoksa bu büyük yazarın bu güzel , tutkulu , endişelerle ve kimi zaman delirmenin sınırındaki duygularla dolu mektuplarından mahrum kalabilirdik ...

ve o mektuplardan sadece bir tanesi :

'' perşembe gecesi

bugün hiçbir şey yapamadım ...oturdum ,birkaç kitap karıştırdım o kadar ...önemli bir şey yapamadım .şakaklarımın için için zonklamasını dinledim arada . bütün gün mektuplarınla didindim ...üzüntü , sevgi ve dert içindeyim ; kesin olmayan bir şeye karşı , bilinmeyen bir korkuyla kaplıydı yüreğim ...
kesin olmayışının nedeni ,gücümü aşmasından geliyor .oysa yalnız bir kez okumuştum mektuplarını ,bir daha okumayı alamıyordum göze .bir yarım sayfa yer var ki , onu hiç okumadım daha . bu olağanüstü ,bu öldürücü gerginlikte yaşamanın en doğru yol olduğunu anlamak istemeyiz de ; gevşetmeye yelteniriz bu gerginliği (sen de buna benzer bir şey söylemiştin ,o zamanlar alay etmek istemiştim seninle ) , düşüncesiz bir hayvan gibi çırpınır ,kurtarırız kendimizi . (oysa hayvanlar gibi de severiz düşüncesizliği ) ...ama sözde kurtarırız ;kudurmuş ,yolunu şaşırmış elektrik akımları içimize boşalır ,sarsılır ,yanarız oysa . neler söylemek istiyorum bununla ,farkında değilim ..yakınıyorsun milena , sözle değil ,susarak yakınıyorsun mektuplarında. bir yerinden yakalamak istiyorum onları . bana yönelmiş olduklarından ,yakalayabilirim de ...bu karanlıklarda bile seninle eş düşünüde olabilmek ! şaşılacak kadar güzel değil mi ?yanıldığımı da sanmıyorum .''



''zargana''

birleşin...

çıktı bir gün bir aydın sakalları arasında saklanmış ağzıyla konuştu işçilerle anlattı gerçeği dedi ben memnunum hâlimden ama üzüyor beni s...