ecinniler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ecinniler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2010 Salı

gardiyanım çok yaşa...


üç yıl önce 19 ocak günü arkasından adice kurşunlanan agos gazetesi yazarı hrant dink'in katili ogün samast'ı maşa olarak kullanan azmettirici erhan tuncel cezaevinde tutuklu kaldığı süre içinde o kadar iyi beslenmiş ki ; boyu , kilosu ve sağlığı , onun gardiyan olma kriterlerine uygun duruma ulaşmasını sağlanmış . 2007'deki cinayetin ardından gülümseyerek türk bayrağı önünde karakolda verilen ogün samast'la samimi hatıra pozları bu işin ne kadar derinlerde bir yerde olduğunu kanıtlar cinsterndi . bu cinayetin başka kollarca yapıldığını ispat edercesine yakalanan erhan t. cezaevinde tutuklu kaldığı süre içinde , yalnızca iyi beslenmekle kalmayıp , gardiyan olabilmesi için gerekli eğitim ve öğretim bilgisi de kendisine sunulmuş görünüyor . bunun sonucunda erhan t. gardiyan olma pozisyonuna gelirse , bir bakıma devlet memurluğunu da gayriresmi durumdan resmi duruma getirmiş olacak . katilleri davul ve zurna , film teklifleri ile karşılayanların diyârı olan türkiye'deki katilseviciler bu işe sevinirken ; bu durum birçok insanı da şaşkına çevirdi .


sunu : proleter balık

26 Temmuz 2009 Pazar

ters orantılı güç...

birkaç gün önce izmir konak meydanında toplanan 30 kadar öğrenci , harçlara yapılan zammı protesto etmek amacındaydı . bu amaçla orada çadır kurarak durumu protesto etmek istemişlerdi . bu durum kapsamında polisten anlayış bekleyen öğrenciler , karşılarındaki polislerin pek de anlayışlı olmadıklarını kısa sürede anladılar . eylem için direnen öğrencilerin üzerine joplarıyla birden bire saldıran polislerin anlayışsız ve orantısız kullandığı şiddet hepimizi şaşkına çevirdi . aslına bakarsanız pek de beklenmedik bir durum olmadığı için çok da şaşırmadık bu duruma . yine öğrenciler acımadan joplanarak yerlerde sürüklendi ve tutuklandı... bugün de buna tam ters orantıda bazı gelişmeler oldu . istanbul'da çin başkonsolosluğu önünde protesto için toplanan uygur türklerinin destekçisi türkistanlı'lar , konsolosluğa doğru yürümeye başladılar . biraz daha yürüdüklerinde polis barikatlarıyla karşılaşan grup pek de sakinleşecek gibi değildi . ancak , izmir'deki gençlerin üzerine hiçbir taciz olmadığı halde joplarla saldıran polis , nedense bugün polis barikatının üzerinden tırmanmaya çalışan türkistan'lı şahısları , ne tuhaftır ki tepkisiz bir şekilde izlemekle yetindi . söylemek istediğimiz onlara neden saldırmadılar değil tabi ama barikatın üzerinden tırmanıp polise saldırmaya çalışanların joplanmadığı bir durum sözkonusu olabiliyorsa ; neden izmir'deki gençelere de aynı tavır sergilenmediğidir . polisin bu yumuşak tavrından etkilenip çin bayrağı yakan şahıslar , az kalsın kendi bayraklarını da tutuşturacaklardı . son anda ''aman bizimki yanmasın'' dercesine kurtarıldı bayrak . işte durum böyle . tuhaflıklar devam ediyor . tanrı türkleri korusun . gerçi polis koruyor ama neyse ...


sunu : proleter balık

14 Temmuz 2009 Salı

piyano ve şarap eşliğinde idil biret...


geçenlerde topkapı sarayına gelen dünyaca ünlü piyano ustası idil biret , sanırım dünyada eşi benzeri görülmeyen bir kitleyle karşılaştı . ama yanlış anlamayın sakın , bu kitle ya da kemikleşmiş kütle artık her neyse , hem idil bireti hem de birçok kişiyi hayrete düşürdü . çünkü bu kişiler konser izlemeye değil , mukaddes bölgelere dökülen şarap lekelerini çıkartamadıklarından şikayet etmeye gelmişlerdi . şarabın gaza getirdiği birkaç kişilik bu grup konser afişlerini yakarak tatmin olmayınca , soluğu konser girişinde aldı . ancak bu kişilerin niyetinin şarap lekelerini temizlemek olmadığını son anda farkeden cendermeler grubu içeri almadı . hatta idil biret bile arka kapıdan içeri alınarak konser vereceği alana gidebildi . sanırım o grup vakit gazetesini sıkı takip eden kişilerden oluşuyordu . başka zamanda başka bir yerde başka bir temmuz ayında başka bir katliam oluşturma hedefinde olanlar vardı sanki . kendi bensizlikleri içinde yokolmuş bu insanlar çok suçlanamazlar aslında . onlar koca bataklıkta birer yosundur . yahu şarap firmasından biri de çıkıp demedimi acaba olay esnasında ''arkadaşlar gergin biraz herkese benden birer kadeh şarap'' diye . sonra da güzel güzel piyano dinlerlerdi hepsi , ellerinde vakit gazeteleriyle . öğle değil mi ? içelim rahatlayalım .


sunu : ''proleter balık''

9 Haziran 2009 Salı

atın ölümü...


türkiye'de yaşanan tecavüz ,taciz ve cinayet olaylarına bir yenisi daha eklendi. bu defaki kurban , ne 13-14 yaşlarında bir çocuk ; ne sokakta yalnız yürüyen bir kadın ; ne de türkiye'yi gezip dolaşmaya yurtdışından gelen bir turist . bu defaki kurbanımız 2 yaşında çiçeği burnunda dişi bir kısrak . edirne'nin gazimihal mahallesi'nde oturan fikri bey'in hurdacılık yaptığı arabasının yegane atıdır ''Emel''. fikri bey her zamanki gibi akşamdan 2 yaşındaki bu körpe atı emel'i , tunca nehri kıyısına karnını doyurması için bağlayıp evinin yolunu tutar . sabah işine gücüne gitmek için atının yanına giden fikri bey korkunç manzarayla karşılaşır . emel'in ağzı burnu bağlanmış ölü vaziyette yerde yatmaktadır . olay hemen polise bildirilir . daha sonra olay yerine gelen fikri bey'in 9 yaşındaki oğlu ''emel''in boynuna sarılarak gözyaşlarına boğulur . durumu öğrenen fikri bey'in annesi nevriye hanım , oğlunun tek geçim kaynağı olan hurdacılık işinin ''emel'' sayesinde yürüdüğünü belirtirken ; fikri bey'in arkadaşı remzi bey ise ''emel''in durumuna bakılırsa , önce tecavüz edilip daha sonra öldürülmüş görünüyor diyerek , olayla ilgili düşüncelerini dile getirdi. cinselliğin asırlardır din ve benzeri uygulamalarla günah ve yasak sayıldığı bir coğrafyada tecavüz elbette yaygınlaşacaktır. insanların özgür bir cinsel yaşamı ancak bu yasakların kalkmasıyla mümkün olacaktır.


sunu : ''proleter balık''


birleşin...

çıktı bir gün bir aydın sakalları arasında saklanmış ağzıyla konuştu işçilerle anlattı gerçeği dedi ben memnunum hâlimden ama üzüyor beni s...