''ufuk balığı'' etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
''ufuk balığı'' etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2010 Çarşamba

yozlaşan dinciler...

dinciler arasında yavaş yavaş da olsa başlayan karşılıklı yozlaşma ve dinden uzaklaşma suçlamaları , türkiye'de olup bitenin , dünyanın geri kalanında olduğu gibi bunun halâ modernleşme süreci olduğunu gösteriyor . kapitalizm her zaman bir yağmalama düzeni olmuştur . yağmadan alınan payı kapan -yani türbanlı zümre- onlarla eşit olduklarını sanan yoksul inananların , şaşkın , kırgın ve kızgın bakışları altında ''avrupa alışveriş merkezleri''nin altını üstüne getiriyor . bu duruma en çok onların ''münevverlerinin'' kızdığını görmek çok şaşırtıcı değil...

şimdi bir yandan türban üzerinden yükselen kamusal muhafazakârlığın tükiye'sinde yani zenginlerin özel alanlarının da pornografik hâle dönüştüğünü gün be gün daha da belirginleşiyor . marka tutukusu , özel tatil köyleri , etrafı yüksek duvarlarla çevrili malikâneler , lüks tüketim mallarının satışındaki patlamayla koşut bir şekilde , yoksullar inançlı olmaya çağırılıyor . dindarca yaşamın erdemleri biteviye sayıp dökülürken ; diğer yandan sadaka ekonomisi iftar çadırlarında , bayram şekerlerinde , birbiri ardına kurulan ''yardım derneklerinde'' kul olup şükretmeye davet ediliyor insanlar .

galiba en çok , türbanı hakikaten inandığı için takanlar hayâl kırıklığına uğrayacak . şimdi ''dincilerin'' kendileri gibi olup , diğer yandan doymaz bir açlıkla tüketenleri yozlaşmayla suçlamalar da silinip gidecek . yakında iktidardaki dincilere karşı örgütlenmiş illegâl ve devrimci bir türbanlı bir oluşum bulunursa şaşırmayalım...


''ufuk balığı''

20 Ocak 2010 Çarşamba

hrant dink'i an(la)mak...


agos gazetesinin genel yayın yönetmeni hrant dink'in öldürülmesinin üzerinden tam üç yıl geçti . üç yıl önce 19 ocak'ta saatler 15:00'i gösterirken onun yerde yatan cansız bedenini gördük ekranlarda . yeni bir dönem başlamıştı artık . 19 ocak öncesi ve sonrası diye...

bir arada yaşamaya tahammül edemeyenlerin silahından çıkan kurşun ''ben insanım'' diyen herkesi sokağa dökmüştü . son yolculuğuna uğurlanırken yüzbinlerce insan yanındaydı . onun mirası ölümünün 3. yılında bu 19 ocak'ta da soğuk ve yağışlı havaya rağmen binlerce kişinin katılımıyla tekrar anıldı . ve hrant dink sadece anılmayacak , anlaşılmaya çalışılacak . din , dil , ırk , cinsiyet , siyasi görüş farkı gözetmeden , halkların kardeşliğine inanan , bu anlamda bir arada yaşamı savunan herkes hrant için adalet sesini bu 19 ocak'ta da yükseltti .


''ufuk balığı''

birleşin...

çıktı bir gün bir aydın sakalları arasında saklanmış ağzıyla konuştu işçilerle anlattı gerçeği dedi ben memnunum hâlimden ama üzüyor beni s...