''paranoyak balık'' etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
''paranoyak balık'' etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2010 Pazartesi

fahişe...

bir izmarit parçasıyım
yıllar önce bir nefeste tüketilmiş...
bir yanımda beşiktaş
bir yanımda üsküdar
boğazın ortasında , dalgalarla savaşıyorum
hergün binlerce gemi ,
vapur , motor ,
o , şu , bu ,
üstümden geçmiş
ne bâkirlik kalmış , ne bekâret
fahişeleşmişim
gelen dalgalara duacı bir şekilde
bir kıyıya yanaşmak istiyorum...
sessizliğin , durgunluğun ,
temizliğin olduğu bir kıyı
sadece ben ,
sadece bir damla tuzlu su...


''paranoyak balık''

11 Haziran 2010 Cuma

ipotek...

arkadaki müzikle hayatı sorgulamakta ,
ruhsuz bedenim
geçmişi düşünmekte
gidenleri
gittikleri yerleri , akıllarında tek bir soruyu
geleceğe bakmaya çalışmakta
ipotekli bir hayata sahip olmanın verdiği avantajla !
kısıtlanmışlığını kullanmakta
ânını düşünür zevkle
kendini kâh geçmişe
kâh geleceğe vurur kederle
fotoğraf çok açıktır
elinde bir boş şişe
ya satıp ekmeğini kazanacaktır ;
ya da götüne sokup tatmini yaşayacaktır .


''paranoyak balık''

23 Mayıs 2010 Pazar

yine bir şekilde çıktın karşıma...

hep eskilerde hatırlamak seni
hep eskilerle avunmak
eski bir kâğıt parçasında geçen ayları
sil baştan bir kez daha yaşamak...

bir kez daha sevmek seni
bir kez daha dokunmak tenine...
bir kez daha öpmek seni
bir kez daha donmak , kavurucu sıcakta...
ve sadece bir film şeridi kıvamında
görebilmek yaşanmışlıkları

gelebilmek yanına ,
dağ ve tepenin dümdüz olduğu anlarda
bakabilmek gözlerinin içine ,
gece ile gündüzün tam ortasında
gidebilmek uzağına ,
zamanın su ; havanın yağmurlu ,
toprağın yaş olduğu mucizevî aşklarda...
çok seviyorum seni
eski , yırtık bir bilet parçasının anlattıklarından çok...


''haydarpaşa-körfez (gidiş/dönüş)''
''paranoyak balık''

2 Ocak 2010 Cumartesi

bir yol arıyorum...

bir yol arıyorum...
kokunu duyabilmek adına ,
bilinmedik çiçekler kokluyorum ,
hiçbiri değil ki senin tadında
bir yol arıyorum...
gözlerinin içine bakabilmek adına ,
gözlerimin içine bakıyorum ,
en dibinde seni bulabilmek ümidiyle
tam yakalamışken ,
bir göz kıpırdamasıyla kirpiklerimde son buluyorsun
bir yol arıyorum...
elini son kez sımsıkı sıkabilmek adına ,
bütün bedenim hayâl olmuş bir ölü âdeta ,
yaşamama sebep olabilecek bir el aramakta
ellerini cebinden çıkart ,
koy beni karşı kıyına
bir yol arıyorum...
seyyâhların ulaşamadığı ,
kaptanların limanlarda sevgili bırakmadığı ,
hiçbir geminin yanaşmadığı ,
bir sen arıyorum...
eşsizlik sana kavuşmuş
bir benim kavuşamadığım
bir sen...


''paranoyak balık''

22 Aralık 2009 Salı

mavi...

al eline fırçayı kalemi ,
tual olarak
beni kullanabilme özgürlüğün var elinde
karıştır nice renkleri...
en bilinmediklerini...
doğadan satın al
gökyüzünden çal
şişeden damlat bir damla

hayâl et !
karıştır nice renkleri...
hepsi senin
çıkart ortaya seni kurtaracak rengi
açık renkler kullan
önünü gör !
koyulaştırma resmi ,
karamsarlığa atma kendini...
buğulanan cama rengini dök ,
en şeffaf olanından
kimsenin göremeyeceği rengi...

sev beni !
kullan içimdeki tüm renkleri
al kırmızımı maviye çevir
al yeşilimi maviyi sevdir
al siyahımı maviye çaldır
al benliğimi mavileştir...


''paranoyak balık''

21 Aralık 2009 Pazartesi

yoklar !...

yoklar !
gittiler bilinmedik bir yola
dönmeyecekler
ekmek dökmedilerki arkalarına
ne olur biri anlatsın bana
biz mi olacağız bu dünyada ?

yoklar !
kimbilir kimlerleler
hangi dudaklarla içiçeler ?
hangi kollar sarıyor onları...
düşünmeyelim bunları
yoksa cezaevinden beklerler...

yoklar !
bir gece ansızın gelirler mi ?
gelmeseler de selâm verirler mi ?
vardır , muhakkak vardır bir çıkarları
aklımızı alırlar bunlar
masallarda korku filmi yaşatırlar .

yoklar !
yedi cüce miyiz ki biz ?
biz bakalım ,
elâlem öpsün...
var bi puştluk bu işte
başlarım böyle senariste...


''paranoyak balık''

12 Ağustos 2009 Çarşamba

masal...

don quijote'çuluk oynuyorum
hayâllerle boğuşuyorum , savaşıyorum
kazandığımı sanıyorum
uyandığımda ,
hükmen mağlup oluyorum
kolay değil
bir insan güne gözleri kapalı uyanırsa
galip gelmesi mümkün değil

robin hood oluyorum kimi zaman
zamanlara bölüyorum kendimi
geçmiş zaman eki alıyorum
kötüden alıp fakire veriyorum
gelecek zaman eki alıyorum
kötüler halâ kötüyken
fakirler , zengin ve kötü sıfatını almış bile
ben mi ?
geçmiş zaman ekleriyle yaşıyorum
kurtulamadığım alışkanlıklarımdan

masal aleminde bir rol bile vermiyorlar bana
sebep , rolü iyiye kullanmaktan
çat !
bir tekme daha yiyiyorum
masal olmuşum aslında
gerçek bir masal
annelerin ancak çocuklara anlatacağı bir masal
çok geçmişlerde kalmış...


''paranoyak balık''

birleşin...

çıktı bir gün bir aydın sakalları arasında saklanmış ağzıyla konuştu işçilerle anlattı gerçeği dedi ben memnunum hâlimden ama üzüyor beni s...