11 Haziran 2010 Cuma

pentagram (anatolia)...





rar şifresi : sisedekibaliklar

melodiler...

01 - 1000 in theeastland
02 - anatolia
03 - dark is the sunlight
04 - gündüz gece
05 - stand to fall
06 - give mesomething to kill the pain
07 - welcome the end
08 - anatolia (türkçe)
09 - on the run
10 - time
11 - behind the veil
12 - fall of a hero
13 - sonsuzluk

ipotek...

arkadaki müzikle hayatı sorgulamakta ,
ruhsuz bedenim
geçmişi düşünmekte
gidenleri
gittikleri yerleri , akıllarında tek bir soruyu
geleceğe bakmaya çalışmakta
ipotekli bir hayata sahip olmanın verdiği avantajla !
kısıtlanmışlığını kullanmakta
ânını düşünür zevkle
kendini kâh geçmişe
kâh geleceğe vurur kederle
fotoğraf çok açıktır
elinde bir boş şişe
ya satıp ekmeğini kazanacaktır ;
ya da götüne sokup tatmini yaşayacaktır .


''paranoyak balık''

parlak gözler...

solgun yüzler , üzerinde parlak gözler
yolları , tünelleri ;
yani sonu görünmeyen
yolculuğu kendince sonlandırmaya çalışan
parlak gözler
uzakları aydınlatıyor çünkü
kendinden emin aydınlattığı yollarda
varolmaya çalışıyor , hevesle yürüyor
ama kimse mutluluğu anlamıyor
çünkü bilmiyor ki
üzerinde varolduğu yüzü solduruyor
gölgesini düşünerek .


''koşan balık''

9 Haziran 2010 Çarşamba

le couperet (2005)...


içinde bulunduğumuz çalkantılı kriz döneminde sanırım izlenmesi gereken en güzel filmlerden biri de budur . kapitalist sistemin en büyük kozlarından biri olan işsizlik konusunun işlendiği film ; sistemin tüm kaotik ve yıkıcı yanını gözler önüne seriyor . yıpranan ilişkiler , ödenmesi gereken borçlar , yanıtsız kalan iş başvuruları ile birlikte gelen psikolojik çöküntü ile aile içindeki dengenin bozulması ve sistemin insan hayatını umursamazlığı ; hem gerilim içinde hem de bazen izleyicinin tebessüm etmesini sağlayan bir kurguyla oldukça başarılı bir şekilde sinema sahnesine uyarlanmış . işte bahsedilen tüm bu unsurların bruno üzerindeki etkisi de oldukça sıkıntılı bir dönem geçirmesine neden oluyor filmde . bir yandan iş aramak zorundadır ; bir yandan da bozulan ilişkilerini tekrar eski düzenine sokmak isteğindedir . ama filmin de ana konusunu oluşturan bir diğer sorunla da karşı karşıyadır . sanırım onu da filmi izlerken siz keşfedersiniz . kapitalist sistemin insan hayatını ne derece tahdit ettiğinin ve kişilerin tek tek iş bularak bu tehditten kurtulamayacağını ve bu sistemin kökten yokedilmesi gerektiğini çok iyi bir dille izleyiciye sunan bu güzel yapıtı mutlaka izleyin diyorum .


sunu : proleter balık




seviyi sevmek...

seviştiğimiz bu zamanların tarihi yok sevgilim
isa öncesi de olabilir
biz öldükten sonra da

seviştiğimiz bu yerlerin adresi yok sevgilim
hiçkimse bilmeyebilir
ya da herkesin evini bildiğince

sevişirken sen de ben de yokuz
koyunkoyunayken birbirimizi tanımıyoruz
ya da kendimizi tanıdığımızca

bunca yıl koşup aradığım gerçek
buldum diye sevinirken
o hiçbir yerde olmayan

en güzelin ne olduğunu anladım sonunda
seni değil sevgilim
sende seviyi sevmek


''aziz nesin''
''hoşçakalın'' adlı kitaptan

birleşin...

çıktı bir gün bir aydın sakalları arasında saklanmış ağzıyla konuştu işçilerle anlattı gerçeği dedi ben memnunum hâlimden ama üzüyor beni s...