21 Aralık 2010 Salı
juan ve ofelia...
1938 yılının ılık bir şubat akşamı , nasıl da kışkırtıcı şu sokak lambaları ve onların yerlere yansıyan pırıltılı ışıktan gölgeleri . sürekli gözünün önünde canlanan düşünceleri iyice yükseltiyordu vücut ısısını . ve tutamadı sonra kendine deniz kenarına gitti juan . telâşla ve hızlıca adımlarla geçerken ılık rüzgârın arasından ; bir şeyleri yırtıp parçalamak ve yerine daha güzelini koymak ister gibi bir hâli vardı . oysa parçalanan sadece kendisiydi juan’ın . ve yerine yenisi gelmeyen günlerini harcıyordu hep . deniz kenarına yakın bir yerde durup şöyle hafifçe kafasını kaldırdı ve gökyüzüne baktı ; sanki derin bir kuyunun içinden bakıyormuş gibi . koyu mavi gökyüzünde kar taneleri gibi uçuşan martılara dikti gözünü .. havada daireler çizerek uçuşan ; koyu mavi gökyüzünde şehir ışıklarının gövdelerine ve kanatlarına yansıdığı beyaz martıları izledi bir süre . sonra hiç aklından çıkmayan ofelia belirdi birden gözlerinin önünde . ofelia’nın 8 ay önce yazıp gönderdiği mektup geçen hafta geçmişti eline . giysisinin cebindeki mektubu avuçlarının içinde tekrar sıkarak hissettiği sırada bir ses işitti kulaklarında : ‘’hangisi gidiyor bunların ?’’ … juan evine dönebilmek için otobüs durağındaydı . hiç arkasını dönmedi , koyu mavi gökyüzüne bakamaya devam ediyordu . sağa sola uçuşan martılara bakarak şöyle geçirdi aklından ve hafifçe mırıldandı : ‘’hepsi gidiyor’’ .ve dudaklarında hoş bir gülümsemeyle birlikte yineledi bu lafı : ‘’hepsi gidiyor’’…
onu gülümseten şey ne gökyüzünde kar taneleri gibi uçuşan martılar ; ne ona anlamsız gelen o soruyu boşluğa soran adam ; ne de ılık bir kış akşamındaki bu koyu mavi gökyüzüydü . onu gülümseten şey belki de ofelia’nın 8 ay önce guernica’dan ona yazıp gönderdiği mektupta olan kokusuydu . onun ellerinden çıkan harfleri yeniden görebilmekti belki . belki de yaşanan çatışmalara ve bombardımana rağmen yaşıyor olduğunu bilmekti . o güzel parmaklarını düşündü , öpmekten büyük bir haz aldığı parmaklarını… mektubu geldiği günden beri defalarca okudu juan . ofelia’nın yazdıkları tüylerini ürpertiyordu . geçen yıl nisan ayında bir pazartesi günü almanlara ait kondor lejyonu hava kuvvetleri ile italyanlara ait olan lejyoner hava kuvvetlerinin şehri bombalarla yerle bir ettiği yazıyordu satırlarında .juan satırları okudukça sevinci ve hüznü aynı anda yaşıyordu . ofelia’nın yaşıyor olmasına sevindiği kadar saldırıda guernica’da bulunan yüzlerce insanın ölümünden bahseden mektubu okurken oldukça zorlanıyordu . juan’ın kendini parçalamasının sebebi belki de buydu . en kısa sürede , ispanya’ya ofelia’nın yanına gitmek ; ona ve diğer insanlara katkı sunmak istiyordu . mektupta yoğun olarak bu saldırıdan bahsediyordu ofelia ama çok fazla ayrıntıyı da anlatmıyordu juan’ı çok fazla üzmemek için . franco’ya başta hitler yönetimindeki alman ve İtalyan faşistlerden yoğun destek gelirken ; kendilerine sovyetlerden çok fazla destek gelmediğinden yakınıyordu mektubunda . almanların , franco’nun onlara sunduğu fırsatı yeni uçaklarını denemek için iyi değerlendirip yüzlerce insanın üzerine bomba yağdırmış olduğunu anlatıyordu ofelia .ve juan’a nasıl olduğunu soruyordu mektubunda, iyi olup olmadığını merak ediyordu onun da .
juan burada iyiydi . bir arkadaşında kalıyordu . ofelia’nın onu düşünmesini istemiyordu . ‘’sadece kendini düşün ofelia , sadece kendini’’ diye geçirdi aklından . 3 ay önce ispanya’ya giden konvoyun oraya ulaştığını yazıyordu ofelia . gözleri onu aramıştı tren istasyonunda .ama bombardımanın ardından yaraların sarılmaya çalışıldığı bir dönemde bunu fazla düşünemezdi . bir sonraki konvoyu beklemek üzere istasyondan ayrılıp yapması gereken işlerle ilgilenmeliydi . bu durumu ve bundan duyduğu üzüntüyü mektupta belirtmemişti . amacı juan’la görüşmek değil , yanında olması ve onun iyi olduğunu bilmek isteğiydi . bu zor günlerde ölürse yanında juan’ın olmasını çok isterdi .
mektup elinde otobüse bindi . bir an önce oraya gitmek isteyen juan’ın gözlerinden okunan derin bir hüzün vardı . karanlık akşamın içinde otobüsle evine doğru ilerlerken elinde tuttuğu mektubun üzerine bir damla yaş aktı gözlerinden . gözyaşı tam da ‘’guernica’’ kelimesinin üzerine düştü . tıpkı bir alman bombası gibi ve orada akan kanları anlatır gibi dağılmıştı mürekkep saman sarısı ve kirli kağıdın üzerinde …
''proleter balık''
onu gülümseten şey ne gökyüzünde kar taneleri gibi uçuşan martılar ; ne ona anlamsız gelen o soruyu boşluğa soran adam ; ne de ılık bir kış akşamındaki bu koyu mavi gökyüzüydü . onu gülümseten şey belki de ofelia’nın 8 ay önce guernica’dan ona yazıp gönderdiği mektupta olan kokusuydu . onun ellerinden çıkan harfleri yeniden görebilmekti belki . belki de yaşanan çatışmalara ve bombardımana rağmen yaşıyor olduğunu bilmekti . o güzel parmaklarını düşündü , öpmekten büyük bir haz aldığı parmaklarını… mektubu geldiği günden beri defalarca okudu juan . ofelia’nın yazdıkları tüylerini ürpertiyordu . geçen yıl nisan ayında bir pazartesi günü almanlara ait kondor lejyonu hava kuvvetleri ile italyanlara ait olan lejyoner hava kuvvetlerinin şehri bombalarla yerle bir ettiği yazıyordu satırlarında .juan satırları okudukça sevinci ve hüznü aynı anda yaşıyordu . ofelia’nın yaşıyor olmasına sevindiği kadar saldırıda guernica’da bulunan yüzlerce insanın ölümünden bahseden mektubu okurken oldukça zorlanıyordu . juan’ın kendini parçalamasının sebebi belki de buydu . en kısa sürede , ispanya’ya ofelia’nın yanına gitmek ; ona ve diğer insanlara katkı sunmak istiyordu . mektupta yoğun olarak bu saldırıdan bahsediyordu ofelia ama çok fazla ayrıntıyı da anlatmıyordu juan’ı çok fazla üzmemek için . franco’ya başta hitler yönetimindeki alman ve İtalyan faşistlerden yoğun destek gelirken ; kendilerine sovyetlerden çok fazla destek gelmediğinden yakınıyordu mektubunda . almanların , franco’nun onlara sunduğu fırsatı yeni uçaklarını denemek için iyi değerlendirip yüzlerce insanın üzerine bomba yağdırmış olduğunu anlatıyordu ofelia .ve juan’a nasıl olduğunu soruyordu mektubunda, iyi olup olmadığını merak ediyordu onun da .
juan burada iyiydi . bir arkadaşında kalıyordu . ofelia’nın onu düşünmesini istemiyordu . ‘’sadece kendini düşün ofelia , sadece kendini’’ diye geçirdi aklından . 3 ay önce ispanya’ya giden konvoyun oraya ulaştığını yazıyordu ofelia . gözleri onu aramıştı tren istasyonunda .ama bombardımanın ardından yaraların sarılmaya çalışıldığı bir dönemde bunu fazla düşünemezdi . bir sonraki konvoyu beklemek üzere istasyondan ayrılıp yapması gereken işlerle ilgilenmeliydi . bu durumu ve bundan duyduğu üzüntüyü mektupta belirtmemişti . amacı juan’la görüşmek değil , yanında olması ve onun iyi olduğunu bilmek isteğiydi . bu zor günlerde ölürse yanında juan’ın olmasını çok isterdi .
mektup elinde otobüse bindi . bir an önce oraya gitmek isteyen juan’ın gözlerinden okunan derin bir hüzün vardı . karanlık akşamın içinde otobüsle evine doğru ilerlerken elinde tuttuğu mektubun üzerine bir damla yaş aktı gözlerinden . gözyaşı tam da ‘’guernica’’ kelimesinin üzerine düştü . tıpkı bir alman bombası gibi ve orada akan kanları anlatır gibi dağılmıştı mürekkep saman sarısı ve kirli kağıdın üzerinde …
''proleter balık''
1 Kasım 2010 Pazartesi
fikret mualla (bar)...
fahişe...
bir izmarit parçasıyım
yıllar önce bir nefeste tüketilmiş...
bir yanımda beşiktaş
bir yanımda üsküdar
boğazın ortasında , dalgalarla savaşıyorum
hergün binlerce gemi ,
vapur , motor ,
o , şu , bu ,
üstümden geçmiş
ne bâkirlik kalmış , ne bekâret
fahişeleşmişim
gelen dalgalara duacı bir şekilde
bir kıyıya yanaşmak istiyorum...
sessizliğin , durgunluğun ,
temizliğin olduğu bir kıyı
sadece ben ,
sadece bir damla tuzlu su...
''paranoyak balık''
yıllar önce bir nefeste tüketilmiş...
bir yanımda beşiktaş
bir yanımda üsküdar
boğazın ortasında , dalgalarla savaşıyorum
hergün binlerce gemi ,
vapur , motor ,
o , şu , bu ,
üstümden geçmiş
ne bâkirlik kalmış , ne bekâret
fahişeleşmişim
gelen dalgalara duacı bir şekilde
bir kıyıya yanaşmak istiyorum...
sessizliğin , durgunluğun ,
temizliğin olduğu bir kıyı
sadece ben ,
sadece bir damla tuzlu su...
''paranoyak balık''
30 Ekim 2010 Cumartesi
23 Ekim 2010 Cumartesi
ispanya...
kimimiz altmışındadır , kimimiz gitti daha ötelere
kimimiz bir avuç kemiktir çoktan
ispanya gençliğimiz
ispanya , bir kanlı güldür göğsümüzde açılmış
ispanya , arkadaşlığımız ölümün karanlığında
ispanya arkadaşlığımız ;
aydınlığında altedilmez umudun
ve koca zeytin ağaçları yırtık pırtık ve toprak sarı
ve toprak kırmızı ve delik deşik
kimimiz altmışındadır , kimimiz gitti daha ötelere
kimimiz bir avuç kemiktir çoktan
39'da düştü madrid
acı tatlı neler gelip geçti o gün bu gündür başından insanoğlunun
ispanya 39'da düştü
öfkeli sıcak sesi geliyor asturya madenlerinden 62'de ;
bilbao'da aydınlığı altedilemiyen umudumuzun
ispanya gençliğimizdi , ispanya gençliğimizdir
ispanya , alınyazımızdadır hepimizin .
''nazım hikmet''
nilgün cerrahoğlu'nun ''bir kanlı gül ispanya'' isimli kitabından
kimimiz bir avuç kemiktir çoktan
ispanya gençliğimiz
ispanya , bir kanlı güldür göğsümüzde açılmış
ispanya , arkadaşlığımız ölümün karanlığında
ispanya arkadaşlığımız ;
aydınlığında altedilmez umudun
ve koca zeytin ağaçları yırtık pırtık ve toprak sarı
ve toprak kırmızı ve delik deşik
kimimiz altmışındadır , kimimiz gitti daha ötelere
kimimiz bir avuç kemiktir çoktan
39'da düştü madrid
acı tatlı neler gelip geçti o gün bu gündür başından insanoğlunun
ispanya 39'da düştü
öfkeli sıcak sesi geliyor asturya madenlerinden 62'de ;
bilbao'da aydınlığı altedilemiyen umudumuzun
ispanya gençliğimizdi , ispanya gençliğimizdir
ispanya , alınyazımızdadır hepimizin .
''nazım hikmet''
nilgün cerrahoğlu'nun ''bir kanlı gül ispanya'' isimli kitabından
21 Ekim 2010 Perşembe
oneira 6tet - si la mar...

albüm için link
rar şifresi : sisedekibaliklar
melodiler...
01 - se dromous
02 - hypnovielle
03 - bahar
04 - dodeka chronon koritsi
05 - maryam maria
06 - si la mar
07 - yek rouz
08 - indian mood
09 - chabi majnoun
10 - zarbi
11 - ti se mellei
12 - ouverture
13 - roumbalia
14 - hypnovielle
15 - agar tche
rar şifresi : sisedekibaliklar
melodiler...
01 - se dromous
02 - hypnovielle
03 - bahar
04 - dodeka chronon koritsi
05 - maryam maria
06 - si la mar
07 - yek rouz
08 - indian mood
09 - chabi majnoun
10 - zarbi
11 - ti se mellei
12 - ouverture
13 - roumbalia
14 - hypnovielle
15 - agar tche
birleşin...
çıktı bir gün bir aydın sakalları arasında saklanmış ağzıyla konuştu işçilerle anlattı gerçeği dedi ben memnunum hâlimden ama üzüyor beni s...
-
albüm için link rar şifresi(key) : sisedekibaliklar melodiler... 01- avrix mi galanica 02- la serena 03- sa'dawi (instumental) 04- part...
-
bugün haftanın sekizinci gününe uyandım . hangi ayda olduğumuzu bilmiyorum ama mevsimlerin en absürdü galiba . sekizinci günün verdiği coşku...