20 Şubat 2010 Cumartesi

göç...

insan bazen çok pis kokar
ne yapsa saklayamaz kendini
sesini unutturacak bir ses arar
gürültü gibi bir şey işte
neresinden dokunsa ona ,
hep eksilerek kaybolur
bir şeyi , dokunsa kıracak gibi bir ses
sessizlik gibi bir şey işte
hayır , değişen bir ses değil duyduğu
yıllardır aynı şey , alışıldık hüznü kışların
kışın gürültüsü bu kızaran kulaklarında
ben gün gibi işitiyorum .
her akşam aynı hayâlle uyuduğunu ben bilmiyor muyum ?
ama insan bazen dağılacak gibi olur
eti etine değse cehennem
sahi hiç cehenneme kışın giden olur mu ?

saklanmak eski bir çocukluk korkusundan
önceden görülmüş bir şey değildi
ama nedense silâhları donandığından beri adamlar ,
bu kasabada huzur dindi .

utanmadan arar aynı numarayı
ve karşısındaki ona buz gibi bir sesle yaklaşır
kulakları kızarır bazen
duyduğu bu kış çığlığı mıdır ?

onun yalanladığı bir başka şeyse ,
her daim kış olduğudur

hava soğudu ,
bu kadar yeter .
haydi , başka bir şiire gidelim...


''lepistes''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...