20 Şubat 2010 Cumartesi

yazgı (2001)...


fransız düşünür albert camus'nün ''yabancı'' isimli öyküsünden uyarlanarak 2001 yılında sinema filmi olarak çekilen yazgı , bence zeki demirkubuz'un ''üçüncü sayfa'' ile birlikte en iyi ikinci filmi olarak sayılabilir . diğer filmlerinde olduğu gibi hayatımızın bazen hiç farkına bile varmadığımız doğal seslerini ve anlarını bu filmde de net bir şekilde görebiliyoruz . örneğin bir kedi sesi ya da televizyondan gelen sinema sesleri ya da kimi zaman içinde boğulduğumuz bir şehrin tüm sesleri . ve yine göze çarpan bir diğer konu da yönetmen zeki demirkubuz'un kapıların ve gıcırtılarının hayatımızda ne denli varolduğudur , tıpkı kulak asmadığımız birçok ses gibi . filmde musa bir gümrük şirketinde çalışmaktadır . annesiyle birlikte yaşayan musa aynı işyerinde çalışan sinem ile bir yakınlaşma yaşar . aynı zamanda sinem'in gizli tuttuğu bir ilişkisi de vardır . bir süre sonra gelişen olaylar sonrasında musa polis tarafından şüpheli olarak tutuklanır fakat kendisine yöneltilen suçların hiçbirine karşı çıkmaz . herşeyin sıradan ve yaşanabilir olduğunu ısrarla savunan musa'nın tahliyesi sırasında cezaevi müdürüyle giriştiği diyalog ise filmin en gözde bölümlerinden . duygularından arınmış bir karakter olarak izleyeceğiniz musa'yı ve onun olaylara bakışını zevkle izleyeceğinize eminim .


sunu : proleter balık






Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...