22 Şubat 2010 Pazartesi

iş başı...

kardeşim müşterek söylenir bir şarkımız var
sevinç gibi pırıl pırıl ümid gibi engin
aynı sofraya oturduğumuz akşamlar
hiç zahmet çekmeden birdenbire hatırlanır
''kara deryalara doğan bir güneş gibisin''
soframızda şarab peynir ekmek ve üzüm
ölüler mezarda tanrı semada unutulur
ortalık kaynaşır bir hayâl içinde
çocuklar kahkaha ihtiyarlar tebessüm
dünya günlük güneşlik insanlar sanki mesuttur

niçin sâde acıdan bahsetsin mısralarım
ben de bilirim aşk için şiir yazmasını
kâlbim pürheves rüzgârda perişan saçlarım
kusura bakılmaz neyleyim ahval-i sevdadır
benim bir sevgilim var gözleri menevişli
şafaktan yıldızlara kadar fabrikadadır
hem ömrünü dokur hem yünlü dokur
yumulur yorgunluktan eve dönünce gözleri
soframızda şarab peynir ekmek ve üzüm
dünya günlük güneşlik insanlar sanki mesuttur

ben de bilirim aşk için şiir yazmasını
hele gönlüm sevda ile dolmuş sarhoş olursa
benim bir sevgilim var gözleri menevişli
her akşam yorgun kuşlar gibi erken yatar
yünlü dokur rüyasında ömrünü dokur


''attila ilhan''
*''duvar'' adlı kitaptan

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...