4 Nisan 2010 Pazar

ölüme dâir...

buyurun oturun dostlar
hoş gelip safâlar getirdiniz
biliyorum , ben uyurken
hücreme pencereden girdiniz
ne ince boyun ilâç şişesini ;
ne kırmızı kutuyu devirdiniz
yüzünüzde yıldızların aydınlığı
başucumda durup elele verdiniz
hoş gelip safâlar getirdiniz .

ne tuhaf şey
ben sizi ölmüş zannediyordum
ve inanmadığım için ;
ne ahret gününe , ne allaha
dostlara bir tutam tütün olsun
ikram edemedim diyordum bir daha .
ne tuhaf şey ,
ben sizi ölmüş zannediyordum
hücreme pencereden girdiniz ,
buyurun oturun dostlar ,
hoş gelip safâlar getirdiniz .

osman oğlu hâşim ,
neden öyle yüzüme bir acayip bakılıyor ?
ne tuhaf şey ,
hani siz ölmüştünüz kardeşim
istanbul limanında ,
kömür yüklerken bir ecnebi şilebine ,
kömür küfesiyle beraber ,
düşmüştünüz ambarın dibine
şilebin vinci çıkarmıştı nâşınızı
ve paydostan önce yıkamıştı ;
kıpkırmızı kanınız
simsiyah başınızı
kimbilir nasıl yanmıştır canınız ?

ayakta durmayın oturun ;
ben sizi ölmüş zannediyordum
hücreme pencereden girdiniz ,
yüzünüzde yıldızların aydınlığı ,
hoş gelip safâlar getirdiniz .

yayalar köylü yakup ,
iki gözüm , merhaba ,
siz de ölmediniz miydi ,
çocuklara sıtmanızı ve açlığı bırakıp ,
çok sıcak bir yaz günü
yapraksız kabristanına köyün ;
gömülmediniz miydi ?
demek ölmemişsiniz ?

ya siz
muharrir ahmet cemil
gözümle gördüm
toprağa tabutunuzun indiğini .
hem galiba
tabut biraz kısaydı boyunuzdan .

onu bırakın ahmet cemil !
vazgeçmişsiniz eski huyunuzdan ;
o ilâç şişesidir , rakı şişesi değil .
günde elli kuruşu tutabilmek için
yapayalnız dünyayı unutabilmek için
ne kadar da çok içerdiniz...
ben sizi ölmüş zannediyordum
başucumda durup elele verdiniz
buyurun oturun dostlar
hoş gelip safâlar getirdiniz .

bir eski acem şairi :
''ölüm âdildir'' diyor ,
''aynı haşmetle vurur şahı , fakiri''
hâşim ,
neden şaşıyorsunuz ?
hiç duymadınız mıydı kardeşim ,
herhangi bir şahın bir gemi ambarında
bir kömür küfesiyle öldüğünü ?

bir eski acem şairi :
''ölüm âdildir'' diyor ,
yakup ,
ne güzel güldünüz iki gözüm !
yaşarken bir kere olsun ;
böyle gülmemişsinizdir .
fakat bekleyin bitsin sözüm .
bir eski acem şairi ,
''ölüm âdil...''
şişeyi bırakın ahmet cemil ,
boşuna hiddet ediyorsunuz ,
biliyorum , ölümün âdil olması için
hayatın âdil olması lâzım , diyorsunuz .

bir eski acem şairi...
dostlar , beni bırakıp ,
dostlar böyle hışımla
nereye gidiyorsunuz ?


1946 ,

''nâzım hikmet ran''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...