14 Nisan 2010 Çarşamba

yozlaşan dinciler...

dinciler arasında yavaş yavaş da olsa başlayan karşılıklı yozlaşma ve dinden uzaklaşma suçlamaları , türkiye'de olup bitenin , dünyanın geri kalanında olduğu gibi bunun halâ modernleşme süreci olduğunu gösteriyor . kapitalizm her zaman bir yağmalama düzeni olmuştur . yağmadan alınan payı kapan -yani türbanlı zümre- onlarla eşit olduklarını sanan yoksul inananların , şaşkın , kırgın ve kızgın bakışları altında ''avrupa alışveriş merkezleri''nin altını üstüne getiriyor . bu duruma en çok onların ''münevverlerinin'' kızdığını görmek çok şaşırtıcı değil...

şimdi bir yandan türban üzerinden yükselen kamusal muhafazakârlığın tükiye'sinde yani zenginlerin özel alanlarının da pornografik hâle dönüştüğünü gün be gün daha da belirginleşiyor . marka tutukusu , özel tatil köyleri , etrafı yüksek duvarlarla çevrili malikâneler , lüks tüketim mallarının satışındaki patlamayla koşut bir şekilde , yoksullar inançlı olmaya çağırılıyor . dindarca yaşamın erdemleri biteviye sayıp dökülürken ; diğer yandan sadaka ekonomisi iftar çadırlarında , bayram şekerlerinde , birbiri ardına kurulan ''yardım derneklerinde'' kul olup şükretmeye davet ediliyor insanlar .

galiba en çok , türbanı hakikaten inandığı için takanlar hayâl kırıklığına uğrayacak . şimdi ''dincilerin'' kendileri gibi olup , diğer yandan doymaz bir açlıkla tüketenleri yozlaşmayla suçlamalar da silinip gidecek . yakında iktidardaki dincilere karşı örgütlenmiş illegâl ve devrimci bir türbanlı bir oluşum bulunursa şaşırmayalım...


''ufuk balığı''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...