14 Nisan 2010 Çarşamba

son...

ölüyorum sakince
katilim bizzat kendim
hergün bir parçamı kopartıyorum
kanamıyor hiçbir yerim
içim kan ağlayarak ağıtlar yakıyor
günlük yaşıyorum ;
küçük naylon poşetlere sığacak kadar günlük
basit , berbat ama paralı ve yaralı
uyuyorum afet-i devran bir hatunun kucağında
ellerinde şifa dudaklarında sihir
öptükçe uyuşturuyor yarım aklımı
ve veda ediyorum tüm güzelliklere


''balık ekmek balığı''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...