9 Mart 2010 Salı

bayan lâzım mı ?...


kadıköy’den 17:15’te kalkan ; o hiç de ısınamadığım büyük yeni vapurlardan biriyle geçtim karşı tarafa . karaköy vapur iskelesinden indikten ve sağ tarafa doğru yürümeye başladıktan kısa bir süre sonra taksim’e çıkmak için tırmanacağım yokuşu düşünüyordum . arada sırada canım biraz daha yürümek istediği zamanlarda kabataş yönündeki ara sokakları kullanırım taksim’e çıkmak için . bugün de öyle yaptım ve karşıma çıkan o aranavut kaldırımlı sokaklardan birine ‘’alageyik’’ isimli sokağa girip o nefes kesen yokuşu çıkmaya başladım . istanbul’da mart ayının aniden bastıran soğuk ve yağmurlu günlerinden birinde sokağı adımlarken , bana her zaman ılık bir ilkbaharı ve papatyaları anımsatan kadınların eylem gününün ilkbahara denk gelmiş olsaydı ne güzel olurdu diye düşünüyordum birazcık da üşüyerek . sokağın ortasına doğru geldiğimde yol kenarından bana seslenen adamın sorduğu ''bayan lâzım mı?'' sorusu ile zaten soğuk olan havanın üstüne , zihnimden silinmeyecek bir durumla burun buruna gelmenin yarattığı tiksindirici soğukluğun pek de unutulması gereken bir şey olduğunu sanmıyorum . tam da 8 mart olması sebebiyle kadınların düzenlediği etkinliklere katılmaya çabalarken bu yokuşta...

saat 18:00'de ''ehp''li kadınlardan oluşan yaklaşık 60 kişilik bir toplulukla galatasaray lisesi önünden başlayıp , genelevin alageyik sokağındaki girişine dek devam edecek olan yürüşüye başlandı . sloganlar eşliğinde gelinen sokak girişinde polisin kurduğu barikat olaysız bir şekilde geçilerek genelevdeki kadınları temsilen orada günlerini geçiren bir kadına çiçek verildi ve megafon eşliğinde konuşması dinlendi . söz alan kadının söyledikleri farkında olduğumuz içimizi acıtan gerçekleri tüm açıkığıyla yüzümüze vuruyordu .


akşam 19:30 da ise anıtın önündeki tramvay durağı yanında toplanan feministler tüm istiklâl caddesini sloganlar ve müzik eşliğinde yürüdüler . en önde yürüyenlerin elindeki ''erkek egemen düzene karşı feminist dayanışma'' yazılı pankartla harekete geçen yaklaşık 400 kişilik grup yürüyüşünü tünel durağına kadar sürdürüp orada da etkinliklerine devam etti . galatasaray lisesi önüne gelindiğinde ise bir basın açıklaması yapılarak etkinlik hakkında bilgi verildi . sürekli çalınan müzik soğuk bir istanbul akşamında sokağın karanlığını aydınlatıyordu sanki . ve tüm renkliliğiyle 2010 yılında bir pazartesi günü , 8 mart dünya emekçi kadınlar günü tüm soğuğa rağmen neşeli bir kalabalıkla birlikte istanbul'da böyle yaşandı...ve evet bayan lâzım , ama öldürmeyen ve harcamayan bir sevgi için...


''proleter balık''


Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...