8 Mart 2010 Pazartesi

patriyarki sorunu...

patriyarki , feministlerin son yıllarda kullandığı bir kilit kavram hâline gelmiştir . bu kavram , erkeklerin tarih boyunca kadınlar üzerinde egemenlik sağlayıp , bunu sürdürmelerinin mekanizmalarını , ideolojisini ve toplumsal yapısını kapsar . bu kadar geniş kapsamlı herhangi bir kavramın sorunlar yaratması doğaldır . patriyarki , feminist düşüncede yalnızca merkezi bir kavram değil ; aynı zamanda femisnistler arasında en çok tartışılan ve farklı feministler tarafından , farklı anlamlarda kullanılan bir kavramdır . patriyarki kavramının değişik versiyonları , erkeklerin kadınlar üstündeki egemenliğinin niteliğini ve nedenlerine ilişkin farklı anlatıları ifade etmek için kullanılır...

babanın aile grubundaki iktidarı anlamında patriyarki , feministlerin kullanmasından önce , toplumsal teoride geliştirilip antropologlarca kullanılmıştır . fakat 1970'li yılların başlarında , yeni dalga feminist söylemde politik bir önem kazandıkça , kavramın kullanımı da değişmiştir . patriyarki kavramı , erkeklerin kadınlar üzerindeki iktidarını tanımlamak ve sorgulamak amacıyla geliştirilmiş olduğu için , patriyarki teorileri de özellikle erkeklerin toplumsal , ideolojik , cinsel , politik ve ekonomik egemenliğinin ortaya çıkışını ve sürdürülüşünü açık ya da örtülü olarak açıklamaya yönelen teorilerdir...

mevcut toplumsal teorilerde erkek egemenliğini anlatmak için genel kavramlar olmadığından radikâl feministler patriyarki kavramını benimsediler . batıda oluşturulan ve 18 ile 19. yüzyıllarda geliştirilmiş düşüncelerden kaynaklanan toplumsal teoriler , erkek üstünlüğünü doğal kabul ediyordu . erkek egemenliğini anlamaya yarayan kavramların yokluğu , erkek egemenliğinin sorgulanmamasının sonucuydu . erkeklerin toplumdaki egemen konumu normal ve arzulanır bir durum olarak kabul ediliyordu . erkekler ile kadınlar arasındaki eşitsiz ilişkilerin açıklama gerektiren bir şey olduğu düşünülmüyordu . yine de (bütün bu süreç boyunca , bu tavrın , toplumun her sınıfından kadın tarafından , farklı sonuçlarla da olsa tekrar tekrar sorgulandığını da unutmamak gerekir) , feministler bir kez , erkeklerle kadınlar arasındaki ilişkilerin niye böyle olduğunu ve nasıl değiştirilebileceğini sorguladıkları anda , kendi sorularını yanıtlamak için yeni kavramlar yaratmak zorunda kaldılar...

patriyarki , nasıl tanımlanırsa tanımlansın , erkeklerin genelde kadınlara egemen olma mekanizmalarını kavramaya çalışmak için kullanılır . bu kavram , en yakın cinsel ilişkilerden en genel ekonomik ve ideolojik etkenlere kadar uzanan düşünce ve uygulamaları kapsar . patriyarki yalnızca genel olarak erkeklerin , genel olarak kadınlar üzerindeki iktidarını değil ; aynı zamanda erkek iktidarının hiyerarşik karakterini ve bu iktidarın doğal , normal , doğru ve haklı olduğunu öne süren ideolojik meşrulaştırılmasını da ifade etmektedir...

bu kavram , feministlerin bütün kadınların bütün erkekler tarafından ortak bir biçimde ezildiklerini ''görmelerini'' sağladı . radikal feministler başlangıçta patriyarki'yi insan toplumunun evrensel bir özelliği olarak kabul ettiler . marksist feministler ise erkek egemenliğini açıklamak için hem üretim biçimini hem de patriyarki'yi dikkate almaya çalıştılar . bu ise onları , evrensel patriyarki kavramını tarihsel bir yaklaşımla ele alma sorunuyla yüzyüze bıraktı...


''caroline ramazanoğlu''
''feminizm ve ezilmenin çelişkileri'' adlı kitaptan

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...