20 Ocak 2010 Çarşamba

kadın...

neolitik dönemde kadın , doğurganlığıyla bir bereket sembolü , iş bölümü yaptıran , adaletiyle huzuru sağlayan bir tanrıça idolüydü . anaerkil toplum olarak adlandırılan bu neolitik dönemde düzen , eşitlik ve adalet vardı .

ancak bir dönem sonra , karınları artık tok olan ve düşünmeye fırsat bulan erkekler analitik zekâlarını geliştirdiler . neolitik'teki bu erkil uyanışıyla erkekler , kaba güçlerinin farkına vardılar ve bu eziciliklerini , fiziksel üstünlük fikirlerini , avcılıktan kadının üzerine doğru kaydırdılar . kendilerini işe yaramaz hisseden ve geçmiş zamana göre yaşam süreleri artan yaşlanan erkekler , geliştirdikleri analitik zekâlarını yeni genç beyinleri eğitmekte kullandılar . böylelikle gençleri etrafında toplayan yaşlı erkekler bir otorite sağlamaya başladılar .

''tanrıça kadın''a isyan başladı . doğanın içindeki insan doğa kanunlarını ve eşitliği reddederek büyük bir sapma yaşadı .

erkekler , gücünü ezme üzerine kurmaya başlayınca , kölecilik zihniyeti hiç gecikmeden kendini gösterdi . köleliği disipline etmek ve belli bir sistematiğe oturtmak için ''devlet'' sistemi kuruldu . sınıflı toplumlar oluşmaya başladı ve kadına vurulan en büyük darbelerden biri olarak ''devlet'' , kadını tutsak etti . tarihin bilinen ilk devleti ''sümer rahip devletleri'' , kadının düşürülmüşlüğünü sergileyen bir oyun niteliğindedir . destanlarında mitolojik bir dille anlatılan kadının kutsal niteliğinin erkek egemen zihniyeti tarafından yok edilişi , çalınışı , yağmalanışı sergilenir . inanna'nın m'lerini kaybedişi kadın tarihindeki kadının tanrıça'dan köleliğe gidişinin başlangıcıdır .

devlet zihniyetiyle giderek güçlenen erkek , kadını metalaştırır. güçlü ve savaşçı erkeklere kadın , süslenerek cinsel bir obje olarak hediye edilir . eskiden kadının elinde olan cinselliği , eş seçimi , özgürlüğü ve inançları erkek tarafından zaptedilir .

aile oluşumu da bu dönemde yaşanır . aile ; kadının özgürlüğünü kısıtlayıcı , kadını metalaştıran ve köleleştirendir . evde babanın anneyi ezmesi , erkek çocuğun kız çocuğu ezmesi bugüne kadar süregelen bir kölelik göstergesidir . kadın , başarılı bir şekilde güçsüzleştirilir . kadın isyankârdır ancak yüreğinin yumuşaklığı çoğu zaman onu suskunluğa itmiştir . kadın barışçıldır .

devlet kadını zapdetmek için yeterli bir öge olamadı . bu nedenle ''din'' olgusu ortaya çıkartılmıştı. din ile keskin şekilde belirtilmiş kurallar konulur. ve böylelikle kadına büyük bir darbe daha indirilmiştir . artık varlığı bile kabul edilmek istenmeyen kadın yok sayılmaktadır . ilk devletlerin üzerinden geçen birçok tarihsel evre , kadını daha çok metalaştırmak dışında bir değişiklik yaratmamıştır .

yaşadığımız dönemde ise birçok kadın kendini özgür olarak nitelendiriyor ve özgürlüğü belli basit kıstaslara bağlıyor (giyim , vakit , seyahat vb.) .oysa asıl olan özgürlük ancak ''öz''ün gürlşemesiyle sağlanabilir . öz'ü gürleştiren ise ancak öz'ümüzü yeniden keşfederek ve öz'e dönüş yaşayarak sağlayabiliriz .

öz'deki , yani neolitik'teki kadını yeniden bulmamız ve içselleştirmemiz gerekir . kendine güvenen ve birey olarak varlığını ortaya koyabilen özgür kadınlar yaratılmadır. kimi kadınlar erkeklerin diliyle konuşarak , onlarla kendilerini eşitlemeye çalışıyorlar . oysa kadın erkek değildir , erkek gibi olmak zorunda da değildir . istenilen , ''özgür kadın'' olmaktır , kendi diliyle ve kendi özüyle...


''zindan delen''

Hiç yorum yok:

yasal uyarı

sitemizden indirmiş olduğunuz dosyalar her sanatçının kendi isimleriyle tescil edilmiş eserlerinin cd ve kaset kopyalarıdır... bu dosyalar size tanıtım amaçlı sunulmaktadır . müzik dosyalarını bilgisayarınızda 24 saatten fazla tutmanız t.c. yasalarına göre suç sayılmaktadır. bu tür bir yasal işlemde www.sisedekibaliklar.blogspot.com ve sitemizde reklamı ya da banner'ı bulunan diğer siteler bu duyurunun yayınlanmasını takiben sorumluluk kabul etmeyecektir.

iletişim

paylaşmak istediğiniz konular ve yazılar için mail adresimiz...

sisedekibaliklar@windowslive.com