2 Ocak 2010 Cumartesi

soğuksu günlüğü üç...

sıradan bir gün , kasım 2007

kedi yine kapının önüne az evvel boğduğu ve fazla yıpranmamış fare cesetlerini bıraktı . fare cesetleri öylesine canlıydılar ki , üzüldüm . kediye teşekkür ettim ve yenisini istemediğimi anlattım ona . biraz üzüldü ama yapacak bir şey yok . ''gözlük'' güzel bir omlet hazırladı bana . bu onun öldükten sonra yaptığı en güzel omletti . sonra biraz çalıştım . sonra da yattım . yatar yatmaz çöle gittim . uyandığımda gürül gürül bir yağmur yağıyordu . hiç düşünmeden , kediyi evde bırakıp istanbul'a bir bilet aldım .

katil-im , aralık 2007

bugün bu evde ilk cinayetimi işledim . herifi kafasından vurdum . anında duvara çivilendi . duvarda kan izleri kaldı . hemen ölmedi , bir kurşun daha sıkmasını istedim . bir el daha ateş etmedi... adam nihayet öldü . savaş istiyordu . çizgi çizgi öldü . kurşunu sıkan ben değildim ama vur emrini ben verdim . şimdi yüksekçe bir bina çizip , kendimi oradan atacağım . umarım paramparça olurum .

mahallenin müziği , ocak 2008

tırtıl doğukan , imam olmak istemiyor . bana geliyor ve édith piaf dinliyoruz . halasından bahsediyor . keman olmuş halası . bildiğin bir keman . ama ne keman... değişim onlarda ırsi galiba .


''lepistes''
burada anlatılan her olay yaşanmıştır

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...