15 Ekim 2009 Perşembe

varken...

henüz yaşarken bu efendi umut ;
karanlık günlerin aydınlığa döneceği
sakın tavsama sakın yüksünme ;
insanın yarası sağken iyileşir
sağken omuz silkersin bunca engele
ergene , ereğine sağken ulaşırsın .

toprağın bitiminde bir su var , o seni iletecek ;
yaz tükendimiydi güz sofraları
dağların ardı ova
bulanığın sonu duru
küfün altı meneviş
etin , nohutun , zerdalinin tadı ;
ergenlik , barışıklık ;
özlemler kavuşmalar ;
ayışığı , ishak kuşu , aynalıçarşı
sen yaşarken !

ibibikler sen yaşarken tüner eriğin dalına
mavilik sen yaşarken o tavanda gezinir
sen yaşarken pembeleşir ortancalar
işte aşkın , hürlüğün , tutsaklığın ;
koca beyazlık , günbaşı serinliği ;
sen henüz yaşarken , ölmeden önce !
son nefesinde ; keşke şöyle yapsaydım ! deme
aklını başına toplamak elindeydi
yüreğini pekiştirmek zaten elinde .

söyle
diriye , gümraha , düzenliye özenip
kötü , viran , bozuğa gücenmez miydin ?
güzelle çirkini , yalanla gerçeği tartacak terazi
yaşarken elindeydi...
insan yaşarken varır bir ölmezliğe .



''metin eloğlu''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...