14 Aralık 2009 Pazartesi

biz'im olmayan , onların ben'likleri...

bencillik , ben duygusunun toplanıp bir yanardağ püskürtüsü gibi dışa vurulan ruh hâlidir . nietzsche , benlerin bencilliği doğurduğunu söyler ve çok doğru bir tespittir . bugün öyle bir çağda öyle bir toplumda yaşıyoruz ki , ben duygusunun adeta tavan yaptığı ; paylaşımın , biraradalığın neredeyse hiç olmadığı bir ortamda yaşamaya çalışıyoruz . aslında bu ortam tam da egemenlerin istediği bir yaşam şekli . insanlar birbirlerinden ne kadar uzaklaşırsa , paylaşımlar ne kadar azalırsa ve insanlar birbirlerini ne kadar az görürlerse , o kadar iyi olacaktı onlar için . ve de öyle oldu . artık yoz bir kültür yaratıldı ve bütün insanlık bu kültürün hizmetine girdi . insanlar günlük yaşantılarında o kadar iç içe , o kadar yakın ama bir o kadar da uzak , yalnız ve karşısındakine göre ötekilerki . herkes birbirine göre öteki , yabancı ve üçüncü tekil şahıs . bu kültürü ve yaşama biçimini değiştirmek için öncelikle benlikleri tazelemek , gözden geçirmek gerekmektedir . ne zaman ki , üçüncü tekil şahıslar ikinci çoğul olur ; ne zaman ki , ''ben'' duygusunun yerini ''biz'' duygusu alır , işte o zaman her şey düzelmeye ve değişmeye başlar . yapılan işlerde paylaşımın arttığı , insanların kalabalıklar içinde kaybolmadığı , aksine üyesi olduğu bir toplumun bireyleri olarak göğüslerini gere gere
''ben burdayım'' diye haykırdıkları zaman , benlikler özüne dönecektir...

zerdüşt birgün ininden çıkar ve şehre iner , herşeyin yazılmışlıktan
ibaret kalmadığını görür ve işte o zaman bütün balıklar aynı halka içinde horona durur...


''unutkan hamsi''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...