20 Temmuz 2009 Pazartesi

prometheus...

prometheus'la ilgili dört söylence var . birincisine göre , tanrılara ihanet ederek sırlarını insanlara aktardığı için kafkas dağlarında bir kayalığa zincirlenmiştir ve tanrıların yolladığı kartallar , prometheus'un yendikçe sürekli yeniden büyüyen karaciğerini yemektedir .
ikincisine göre , hiç durmaksızın didikleyen kartalların gagalarının verdiği acıyla giderek kayaların derinine ve daha derinine gömülmüş ; en sonunda da kayayla birleşerek onun bir parçası olmuştur .
üçüncüsüne göre , geçen binlerce yıl içinde prometheus'un tanrılara ihaneti unutulmuş , tanrılar unutmuş , kartallar unutmuş , kendisi de unutmuştur .
dördüncüsüne göre , herkes anlamsızlaşan bu olaydan bıkıp bezmiştir . tanrılar bezmiş , kartallar bezmiş , yara bezmiş kapanmıştır .
geriye kalan , açıklanamaz dağ sıralarıdır . söylence , açıklanamayanı açıklamaya çalışır . gerçeklik temelinden kaynaklandığına göre , açıklanamaz olanın krallığında sonlanması gereklidir .

alıntı :
''franz kafka''

*mavi oktav defterleri adlı kitaptan

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...