18 Temmuz 2009 Cumartesi

umut (1970)...



nedir bu umut ? kendi ülkesinde yoksulluk çeken insanın kuru ekmeği mi ; yoksa yalanlarla bezenmiş burjuva kapitalizminin bir başka yalanı mı ? . belki tüm gerçekliklerden mahrum kaldığını düşünmektir . belki de en büyük umutsuzluktur umut . her şeyden umudunu yitiren cabbar'ın define tutkusu mu yoksa ? dört çocuk babası cabbar geçimini at arabacılığı yaparak sağlayan biridir adana'da . ancak yeteri kadar para kazanamayan cabbar'ın birçok kişiye borcu vardır ama işleri pek iyi olmadığından durmunu bir türlü düzeltemez . günden güne kötüye giden işleri yüzünden psikolojisi de bozulan cabbar , arkadaşı hasan'ın ısrarıyla bir hoca eşliğinde düşlediği yaşamı başka yerlerde aramaya karar verir . ve işte bu filmde de gerçekdışı umutlarla beslenen insanların en büyük düşmanı olan ''umut'' sözcüğünün anlamını kestirmeye çalışacağız biraz . hiçbir şeyi olmayanların umudu vardır . maddi sıkıntılar içinde olmayanların ise umuda ihtiyacı yoktur ! tüm insanlığın umut bataklığından kurtulup mutlu bir gerçeklik içinde yaşam sürmesi gereksiz umutları da ortadan kaldıracaktır . filmde cabbar'ın arkadaşı hasan'ın da dediği gibi ''yoksulun yüzü soğuktur . çünkü parası yoktur''. bir kuru ağaçtır böyle yaşamak . insanı çıldırtır .


sunu : ''proleter balık''




Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...