15 Kasım 2009 Pazar

kelimelerle vurduk birbirimizi...

sözden oklar attık yüzyıllarca birbirimize . âdem havva'ya çıkıştı sözle , sırf kandı diye şeytana masumane . ne yapsındı havva , ne de tatlıydı o elma . ama yok , sebebine bakmadan kırdı kâlbini . sonra havva ; ''kâlbimi kırdın'' deyince , ''kırılmalısın'' dedi havva'ya . ne de kolay dedi âdem...

kolay mı sahiden sözle yakmak canları , nasıl kıyıp da alet ettik sözleri , kavgalara , hükümlere . bir yerde bir başkan ''savaş başlasın'' diye söyledi sözünü . sonra akerler silâh alıp koştular . kimse görmedi bunları , nereye koşuyorlar diye sormadı . bir yerde de bir kadın , adama ''senden nefret ediyorum , sen bencilin tekisin'' dedi kolayca . adam parçalara ayrıldı , ''bana bencil dedi'' diyerek . ama onu da görmedi kimse . sonra yine bir yerlerde birileri birilerine ''senin samimiyetine inanmıyorum , sevgin gerçek değil sen düşüncesizsin'' dedi . o biri kırılıp unufak oldu , yine gören olmadı...

ne adamlar ne kadınlar yitip gittiler sözle . küstüler , kelimelerle örülmüş bu dünyaya . oysa başka sözcükler de vardı . çiçek , sevgi , barış , emek , alınteri , aşk , mutluluk... ama biz bunları unutup , yerine nefret , savaş , kavga , haddini bil , düşüncesiz ve bencili kullandık . vurdukça vurduk birbirimizi . sözcüklerden oluşan oklar ne kanlar döktü de , yine görmedik hiçbirimiz...


''rina''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...