14 Kasım 2009 Cumartesi

yozlaşma...

duraklarda otobüs bekleyenler...
nasıl da tanımazsınız yanınızdakileri
caddelerde yürüyen milyonca insan
biri bir tarafa ilerlerken diğeri onun aksi yönde ilerliyor
hepsinin kafasında ayrı bir düşünce
kimisi yapacağı işten kazanacağı mangırları düşlüyor ;
kimisi akşam seviştiği kadınının kalçalarını .
nasıl da küçülmüşsünüz bir kentin ortasında
nasıl da yabancısıznız birbirinize
modern insanlarsınız canım...
teknolojik ilerleme yaşıyorsunuz

otobüste tıka basa dolu gitmek işe
ne kadar da normal artık sizin için
insanların suratlarında bakmaya korktuğumuz bir nefret gizli
biri kalksa da ben otursam düşüncesi gözlerinin içine işlemiş
durakta bir kadın biniyor otobüse ;
tüm gözler onda...
kadın
ilerliyor alımlı bir şekilde
erkeklerin tuhaf bakışları arasında
gözler onu ; ben de onu takip eden gözleri izliyorum
kadın olmak zor diyorum sonra içimden
nasıl da açsınız
nasıl da kirlenmişsiniz bir kentin ortasında .
hava da çok sıcak
otobüsün en çekilir yanı , hareket ediyor olması .
sürekli gitmek istiyorum
arkamda bir şey kalmasın
geri dönmek istemiyorum geldiğim yere
anlık hazlar
yaşam bunlarda gizli işte
ama safça
çıkarsız
kirletmeden .


''proleter balık''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...