5 Kasım 2009 Perşembe

uzun bir yolculuk çekiyor bizi...

geçmişi ve geleceği umursamadan çıkılan bir yolculuk bile olsa , küçük bir umuttur yola düşüren insanı . içimizden gelen sesi dinleyip aklımıza ilk geleni yapmak , heyecan katar yozlaşmış ve çürüyen yaşantıya . kimsenin seni tanımadığı bir şehre kaçmak , ama alışmamak hiçbir şeye ve alıştırmamak kendini hiçkimseye... eylül'ün bitişine üzülmüş bir mevsim gibi yağışlı bir şehirde bulmak sonra kendini . kaçarken yine karşılaşmak kendinle . beklentisiz bir yaşam da olsa umut içine işlemiştir ve bir kez daha nefes almak için sebep yaratır düşüncelerinde . dokunmaktan çok korktuğun , bir o kadar da dokunmak istediğin yeni bir ten bekliyordur seni belki de bu umarsız çıkılan uzun keşif sonunda...

sabahın erken saatlerinde varılan bir şehir ve uyuyan evlerde uyuyan insanların yalnız bıraktığı sokaklar derin bir sessizlik içinde çıkıyor karşımıza . işte insan da bu sokaklar içinde , ne tarafa atacağını bilmeden çoğaltırken adımlarını , geçen zamanla birlikte yalnızlığa gömülüyor sanki . loş bir güneş ışığı ile aydınlanan sokaklar , sabah serinliğinin hoş kokusuyla bir fotoğraf gibi karşılıyor insanı . gecenin çiğiyle buğulanan arnavut kaldırımlı taşlı yollardaki yansıması güneşin ; ağlayan bir kadının yanaklarındaki ıslaklık gibi hüzün veriyor...

gecenin karanlığı bir kan gibi sıçrarken yüzüne , ne yapsam da rahatlasam diye düşünür durursun . gideceğin yer çok mu güzel gittiğin yerden ? göreceğin yüzler çok mu güzel gördüklerinden ? ya da burada yaşanan duygular ya da adı her neyse , çok mu farklı bırakıp gittiğin şehirdekinden ? bir adres yok hayatımızda . bir şey beklemek iğrenç geliyor kimi zaman ; bir şeyler verdikten sonra...

öncelikle kendini kandırmalı insan mutluyken . çünkü bilir , mutsuzluğun sürekli ve mutluluğun geçici olduğunu . ve sürekli artan tek şey ise özlemdir hayatımızda . şimdi bir bayram sabahı izmir'in bu boş sokaklarında yaşamaya çalışırsın belki de geçmişi . kimbilir belki de geleceği . ve görürsün ; bayramların birçok insanı kavuştururken , birçok insanı da ayrı tuttuğunu...

yağmurun ardından ne güzel de parlıyor şimdi güneş... verdiği şeyi geri alıyor belki de yeryüzünden...


''proleter balık''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...