23 Kasım 2009 Pazartesi

osmanlı devleti'nin ikiyüzlülüğü...


1912 yılının sonbaharında sırbistan , bulgaristan , yunanistan ve karadağ kendi aralarında avusturya-macaristan imparatorluğunun bosna-hersek'i kendi sınırlarına katmasından sonra , kendi topraklarına karşı yapılabilecek olası bir saldırıya karşı birlikte mücadele etmek için bir ittifak antlaşması imzalarlar . ve ayrıca hemen güneylerindeki o dönem osmanlı imparatoruluğu sınırları içindeki bölgeden de pay çıkartma hesapları içindedirler . bu tip gerginliklerin yaşandığı bölgede 8 ekim 1912'de ilk çatışmalarla ortaya çıkan balkan savaşı başlamış oldu . bu savaşta pek de başarılı olamayan osmanlı imparatorluğu bölgedeki topraklarını bir anda kaybetti . balkanlarda kurulan ittifak orduları çatalca'ya kadar ilerlediler . en sonunda 30 mayıs 1913'te londra'da imzalanan barış antlaşmasıyla tüm taraflar savaşı durdurdular . aynı dönemde iki işgâlci ulus osmanlı devleti ile italya güneyde kapital çıkarları doğrultusunda görevlerini yerine getirmekte , kuzey afrika'daki trablus (tripolis) bölgesinde savaşmaktaydılar . tüm bu gelişmelerin hemen ardından patlak veren 1.dünya savaşı ise ilginç gelişmelere sahne oluyordu . bölgede yaşanan sıcak gelişmeler sırasında osmanlı devleti 2 ağustos 1914'te sadrazam sait halim paşa ağzıyla tarafsızlığını koruyacağını açıklamıştı . oysa yapılan bu açıklamaya karşın aynı zamanda rusya'ya karşı almanların safında yer alacağına dair ikiyüzlü bir antlaşmaya da imza atılmıştı . bu durum sonunda 1914'ün sıcak günlerinde sıcak çatışmalar başladığında ingilizler ve fransızlar osmanlı devletini bu tutumdan geri çevirmek isteseler de ; osmanlı'nın çıkarcı şartları karşısında antlaşmaya varılamıyordu . almanya ise çıkarları doğrultusunda osmanlı ile arasını sıkı tutup birlikte savaşın içine çekmeye çabalamaktaydı .

osmanlı'nın almanya ile birlikte savaşa girmesi , almanya'ya karşı yapılacak saldırıların bir kısmını başka yöne çekeceği ; yani osmanlı devletine yönleneceği düşüncesi almanların işine geliyordu . ve sonunda ekim 1914'te iki alman savaş gemisi olan ''goeben'' ve ''breslau'' ilk hareketle yola koyulurlar . ilginç bir şekilde ingiliz ve fransızların kontrolündeki
iki önemli boğazdan ''dover'' ve ''cebelitarık'' boğazlarından geçerek 5 gün sonunda ''çanakkale'' boğazına ulaşırlar . ingiliz ve fransızların ortak bir çalışması gibi görünen bu gelişmeler sonunda osmanlı devleti de balkanlarda kaybettiği toprakların ve kapital çıkarların iştah kabartan hevesiyle çanakkale'ye kadar gelen bu gemilerin durumunu örtbas edebilmek için bir başka ikiyüzlüğünü de gerçekleştirerek ; önce gemilere türk bayrağı çekilerek , gemideki tüm alman domanmaya fes giydirilir . bu iki geminin adları da ''midilli'' ve ''yavuz'' olarak değiştirilip satın alınmış süsü verildi . işte bu iki sahte osmanlı zırhlısı ''istanbul'' boğazını geçerek enver paşa kontrolünde karadeniz'e açıldı . rusya kıyılarına yaklaşarak ''odessa'' ve ''sivastopol'' gibi önemli limanlarını bombalar ve birçok rus gemisini batırarak rusya'ya ağır bir darbe indirir . osmanlı devleti'nin bu ikiyüzlü davranışları sonunda tüm itilaf güçleri osmanlı devletine karşı saldırıya geçtiler . ve böylelikle birçok cephede savaşmak zorunda kalan osmanlı bu çıkarcı davranışını ağır şekilde ödemeye başlamıştır .

1917'de rusya'da gerçekleşen lenin önderliğindeki bolşevik devrim yönetimi ele alınca çarlık rusya ordusu dağıldı . devrimin hemen ardından rusya tüm ülkelerle olan savaşı durdurmak için görüşmelere başlamıştı . kısa süre içinde rusya osmanlı ile savaşı keserek barış imzalaya karar verildi . 3 mart 1918'de imzalanan ''brest-litovsk'' barış antlaşması imzalandı . rusya adına bu antlaşmaya imza atma görevi ''lev troçki''ye verilmişti . kısa dönem içinde işte tüm bu kapitalist ikiyüzlülük sonunda osmanlı devleti açgözlülüğünün sonucu olarak daha çok toprak ve kâr elde edeyim derken , kendi gibi emperyal düşüncelere sahip ingilizler ve fransızlarla savaşmak zorunda kalacak ; ve soğuk günlerde daha soğuk bir döneme girecektir .


''proleter balık''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...