18 Kasım 2009 Çarşamba

paran kadar eğitim , paran kadar özgürlük...

geçenlerde yök'e yeni başkan seçilmişti ve reformlara da start verilmişti . göreve gelirken üniversitelerde tüm yasakları kaldırıp özgürlükler getireceğini söyleyen yök'ün yeni patronu özcan , özgürlükleri kimlere getireceğini de çok geçmeden göstermişti bizlere . özgürlük ; parası olana hizmet edecek ve paranız kadar özgür olacaksınız anlayacağınız .

''üniversiteler bedava . bu dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir'' (nereden bakıyorsa dünyaya?) diyen özcan , bunun hemen ardından akılllara ziyan önerisini de yaptı : ''üniversiteler paralı olsun , yardıma ihtiyacı olan başarılı öğrencilere 8-10 kredi verelim mezun olunca ödesinler''

hepsi bir tarafa , mevcut koşullarda bile üniversitelerin bedava olmadığı gerçeği var . bugün bile öğrenciler eğitimlerini tamamlayabilmek için harç , öğrenim kredisi , yurt , sağlık , kitap vs. borçları ile zaten paralı okumanın keyfini bolca çıkartıyorlar .

hepsinden önce eğitim , barınma , sağlık gibi en temel insani ihtiyaçlar için para talep etmek , bunun bir hak olduğunu görmezden gelmek değil de nedir ? kaldı ki devletlerin bile jargonunda geçen açık ve net bir ifadedir ; eğitimin temel bir hak ve ''devlet'' tarafından karşılanması gereken bir ihtiyaç olduğu .

şimdi akp hükümeti ve onun desteğiyle yök'ün son yenilik önerisi olan paralı üniversite sistemi , zaten devletin bir lütfu olan bu ''hakkı'' metalaştırarak para ile alınır-satılır hâle getirecektir . yanlış anlaşılmasın sakın , hizmet ortadan kalkmıyor sadece yön değişiyor , hizmet sermayeye yöneliyor . ayrıca söz konusu öneri de kendi içinde çarpıklıklarla dolu , önerilen geri ödeme sistemi , bunun geri ödeme koşulları ve bununla birlikte okullarda daha da sert hissedilir hâle gelecek olan sınıfsal ayrışma , öğrenciler arasında yeni sorunları da beraberinde getirecektir . tüm bunlara ilâven kapitalist sermaye piyasasının çıkmazları bu gerçeklikleri daha da ağır ve acımasız hâle getirecek .

hâliyle bu öneriye çözüm arayışları ve destekler de eksik olmadı . aydın , demokrat , özgürlükçü kesimden karşı ses kadar , bunu savunan sesler de vardı . bu aydın kişiler , tüm sınıfsal gerçeklikleri görmezden gelerek özcan'ın hayâlinde kurduğu paralı üniversite dünyasına reformist katkılar yapmaktan da geri kalmadılar .

ayrıca karşı ses olarak ortaya çıkan ''ılımlı yurtsever milliyetçiler''imizin dile getirdiği gibi , bu sorun ulusal piyasa koşullarının ve milli çıkarların korunmasıyla çözülmeyecektir . çözüm , uluslararası sermayeden daha güçlü bir örgütlenmeden geçmektedir .

çok yakında üniversitelerin kapısında ''paran kadar eğitim , paran kadar özgürlük'' tabelasını görürsek , ben hiç şaşırmayacağım .


''lipsoz''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...