25 Ağustos 2009 Salı

blindness (2008)...


filmin başında , kırmızı ışıkta bekleyen otomobil sürücüsü bir anda direksiyon başındayken görme yeteneğini kaybetmesi ile trafiği felç ederek tüm dikkatleri kendisinde topluyor . birden bire oluşan bu körlüğün geçici olduğunu düşünüyor insan ister istemez . ama zaman ilerledikçe bu durumun aynı zamanda da bulaşıcı olduğunu anlıyoruz . japon adamın , karısıyla birlikte göz doktoruna gitmesinden kısa süre sonra , durum iyice engellenemez bir boyuta ulaşmaya başlar . ülkede hızla yayılan körlük , devlet birimlerinin duruma el koymasıyla içinden çıkılmaz bir hâl alır . bu hastalığı kapan her insan belirlenen bir yerde karantinaya alınır . ama pek de iyileşmeleri için çaba gösterilmez , sadece hastalığı kapmayanlardan uzak tutulmaktadırlar . karantinada olan insanlar arasında temel ihtiyaçlardan doğan sorunlar oluşmaya başlar . tabi dışarıda olanların da durumu pek iyi değildir . gün geçtikçe çoğalan bir körlük tüm insanları bir felâkete sürüklemektedir . ve en sonunda insanların devlet güçleri tarafından öldürülmesiyle tam bir kaos ortamı yaratılmıştır . bu durumdan faydalanıp silah elde eden bir grup , karantina bölgesinde kontrolü eline almaya çalışır . kötü durumdan faydalanıp , yiyecek stoklarını eline geçiren bu silahlı grup karantinadaki insanları kullanmaya başlar yiyecek karşılığında . içerde ayrı bir devlet mekanizması oluşturulmuştur adeta . tıpkı kapitalizmde olduğu gibi eldeki sermayeyi korumak onlar için görev olmuştur . bu doğrultuda silah ve şiddet kullanmaktan geri kalmazlar . yiyecekler keyfi olarak dağıtılır . yiyecek karşılığı para isteyen grubun başında yakından tanıdığımız gael g. bernal vardır . parası bulunmayan insanlardan değerli eşyaları istenir . her şey bitince de sıra kadınlara gelmiştir . film , tıpkı kapitalizmin yol kılavuzu gibi bize sistemin tüm aşamalarını sunmaktadır sanki . kadını ve cinselliği bu şekilde dile getirmesi bunu kanıtlar cinsten . birçok sahnede de kadınlara yönelik alışagelmiş sistem çirkinleri de yansıtılmış . kadını sahiplenen erkeklerin durumu işlenmiş bununla beraber . fantastik bir yarı gerilim konulu gibi görünen film oldukça hoş anlatımlara sahip . benim dile getirebildiklerim bunlar . filmde körlük herkesi eşit hâle getirmiş ; tutkular ve değerler önemini yitirmiş durumdadır . izleyin siz de . iyi bir film .


sunu : proleter balık





Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...