9 Haziran 2009 Salı

8.gün...

bugün haftanın sekizinci gününe uyandım . hangi ayda olduğumuzu bilmiyorum ama mevsimlerin en absürdü galiba . sekizinci günün verdiği coşkuyla, tekrar en içten sevgilerimle merhaba dünya .
o kadar alışmışım ki kedinin kuyruğunu kovalaması gibi yeniden ve yeniden dönmeye başa ,umarım bu günü de benzetmem geride bıraktığım yedi günün itaatkarlığına.

çeperim camdan bir küre, dışarıda sekizinci gün baş döndüren bir kadın zarafetinde girerdi düşlerime . her gece emir vermemenin ve itaat etmemenin coşkusu ile aklımın zoruna uyar yol alırdım bilmediğim gezegenlere ama gece kısa ve düşlerim gündüzün karanlığında varolma telaşında .

ben şarap şişesindeki balık, ben yarı sarhoş yarı ayık ne zaman ki gördüm okyanusu
o gün bu gündür şarabın kokusundan alır oldum . yosun kokusu , engin denizlerin uğultusu , bir yerlere çarpmadan yüzebilmenin o tarifsiz coşkusu . dışarıdan nasıl görünüyorum bilmiyorum ama, içeriden bakıldığında çeperin öteki yanı, işte bunu anlatmak işin en zor yanı, üzgünüm mucizevi kelimeler beni bu konuda çoktan yalnız bıraktı.

şimdi çemberin dışındayım, sanki daha önce hiç nefes almamışım , belki bu yüzdendir havanın genzimi yakması . yine de şaşkın değilim çünkü asıl şaşırılması gerekenin dışında bir yerdeyim. ah yedi gün hani imkânsızdı sekizinci gün ?
asıl imkânsız olan sendin . nasıl olur da bu kadar saçmalığı içinde barındırabildin ?
kan döktükçe kutsanan kahramanlarımız vardı bizim . savaşlarımız vardı çarpıştıkça çoğalan . düşmanlarımız vardı adını bile bilmediğimiz . yitenler kimin umurunda yitirdikçe varolanlardan değil miyiz biz? ve tanrılarımız vardı dokunabildiğimiz.
mağazalar vardı onları satın alabildiğimiz . sendin ey ulu çeper bizim en yüce dinimiz.

burada renklerden kırmızıyla yeniden tanıştım , kuşların gerçekten uçabildiklerine ilk kez şahit oldum . deniz ve gökyüzü ; mavinin farklı tonları ufukta aynı çizgide buluşurlarmış meğer ; bunu bilen var mıydı aranızda ? oysa ne de alışmıştım,
umutlarımı janjanlı kutulara sıkıştırılmış hipermarket raflarından almaya . şimdi öğreniyorum ki hayat, mekanik bir saatin işleyişinden ne de farklıymış.
ne de farklıymış gerçek , çeperin normal diye dikte ettikleri burada anormalimize denk düşer olmuş . meğer beyaz siyahmış ve siyah o yedi gün içinde hiç varolmamış .
meğer beyaz siyahmış ve siyah o yedi gün içinde hiç varolmamış . meğer beyaz siyahmış ve...



''mavi kuş balığı''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...