13 Haziran 2009 Cumartesi

su ve sisifos...

esirgemeyen ve bağışlamayan şiirlerin adıyla...
şiirler balığa durmuş
şairler , ''boğma rakının tipisine tutulmuş''
şiirler devrim niyetine dağa çıkmış
şairler yandançarklı bakakalmış
eşik cini , kavimler kapısının eşiğinde bir korsan eylem koymuş
bunu duyan zabitler , bin atlı mehteran baskına koşmuş
korsan mitin erbabının baş kişisi :
''eylem bitti , slogan atmadan dağılın'' diye basmış narayı
en tecrübelileri , ''yerin kulağı var , su uyur devlet uyumaz ,
gözcülük ,yardım ve yataklıktan tutuklanabiliriz'' diye
uyarmış tüm güvercin ulusunu
böylece olay mahalinde gelişmeleri rasat eden güvercinler
telgrafın tellerinden havalanmış
ordan geçen şairler şaşı kalmış
o günden beri , gerçeklere şaşı bakanlara şair denmiş
şair kimdir bilinmez ama ,
şiir aşk gibi bir yanlış anlama meselesi , meselesiymiş
doğru anlayınca şiir olmazmış
ve her zaman altını çizip üstünü açık bıraktığım gibi,
''şairlerin en kötü şiirleri , hayatlarımış''...
bu yüzden şiirin başı göğe erse de
şairin başı hep iktidarlar için kıldan inceymiş .
bu yüzden , şiiri bilmem ama , şair çıkmazdaymış...
pek çok şiir , şairin aleyhine ,
imge, mecaz ve velayet davası açmış
şairlerin şiirlerini utandırmalarını
şiir arasta'sında duymayan kalmamış
şairlerin şiirlerine yenilmeleri ,
günümüzde idare lambaları eşliğinde idare edilmiş...
yine de şiir yaz at denize
halk bilmez ise , balık bilir denmiş
su
ve su's
su
ve sisifos...



''hamsi''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...