15 Haziran 2009 Pazartesi

son vagon...

günlerden herhangi bir gün ; bir kış günü soğuk bir trenin son vagonunda , karanlık bir şehirden aydınlık bir şehre kaçıyordum . trenlerin son vagonları lokomotiften hep uzak hep sessiz ve hep soğuk . lokomotifin sıcak suyu küskündür son vagona . nedendir bilmem , ben hep son vagona binerdim ve hep üşürdüm . terk etmezdim onu , uykulara dalardık beraber , sonra masallara karışır giderdik . deniz kıyısına varana kadar bir koşturmaca sürerdi yollarda . tren deniz gördüğü zaman da beni uyandırırdı . yol hep aynı yoldu . raylar hep aynı çizgide ama nedense , hep yeni bir kare , yeni bir renk yeni bir dalga yakalar insan . içeride ise değişimin kendisi , ''insanlar'' vardır . başka başka hikayedir her biri...
saat 16:15 treni . cemre toprağa düştü , insanlar umut tohumlarını ektiler kara lahanaların arasına . bu sene zamansız açıldı çiçekler , sıcaklar ağaçlarla seviştiler vakitsiz . ve vakitsiz dünyaya geldi yavruları . kış geri döndü , kızdı gürledi , ağaçların çiçeklerini öldürdü .
şimdi tren camından elimdeki , içi boş eski ağır fotoğraf makinemle dışarıyı seyrediyorum .her şey bir fotoğraf karesinden daha güzel görünüyor . ne bahara ne de kışa kızabiliyorum , o zaman ; aşk diyorum , susuyorum . kareler akıyor ; papatyalar , kayalar , bisikletler , yaşlılar , çingeneler...ne çok yakışıyordu çingeneler fotoğraf karelerine . kirli , sümüklü ama , inadına bir o kadar da güzel , ufak çingene kızları ! kimine göre , ''özgür insanlarımız'' , kimine göre ise , 72 buçuk deyip yarımdan saydıkları bir millet . ezilenin bile ezdiği , bütünü oluşturamamış insanlarımız . trene kaçak binen , biletçiyle tartışan güleç ve sıcak insanlarımız .
yaşını bilmez , onaltısında elinde bebeğiyle gezinen , sokaktaki küçücük çingene kadınları . ilkokul birinci sınıfı terketmiş , ufacık çalışan elleriyle çingene çocukları .sürekli dışlanan eşitlik isteyen küçücük çingene kadınları . evet diyorum , ''bir gün her şey güzel olacak'' , bir gün insanlar arasındaki bu uçurumlar olmayacak . bir gün bu trende , eziklik hissetmeden rahatça seyahat edeceğiz . sınıfsız , umut dolu bir gelecek göreceğiz...

karanlık tünellerden geçerken , karanlık ülkemin aydınlanma hayallerini kuruyorum . bahar yeşilini , heyecanın kırmızısına boyuyorum . sonra da sonbaharın sarı özlemini de içine katıyorum .bir çingene gülüşünü , bir eski fotoğrafı ve bir de iliklerime kadar işleyen trenin son vagonunun soğuğunu ekleyip cemreye hediye ediyorum , hep vaktinde gelsin diye...



''zindan delen''

Hiç yorum yok:

bağışla...

ya zamanından çok erken gelirim dünyaya geldiğim gibi ya zamanından çok geç seni bu yaşta sevdiğim gibi mutluluğa hep geç kalırım...